DIŞ HABERLER SERVİSİ / Ceyda KARAN
Talihin azizliği mi, demek lazım bilemiyorum. Barack Obama, kendisini tıpkı 2008de ABD'nin ilk siyah başkanı olarak seçildiği dönemdeki pozisyonda buldu. Müsebbibi yine İsrailden başkası değil. O vakitler İsrailin başında Ehud Olmert vardı, şimdi Benyamin Netenyahu
O vakitler İsrailde 10 Şubat 2009da seçimler düzenlenecekti, şimdi 22 Ocak 2013te düzenlenecek
Teslim etmek lazım ki, İsrailin zamanlaması her açıdan zekice.
DÖKME KURŞUNDAN BULUT SÜTUNUNA
Obama, 2008de seçilmesinin üzerinden bir ay kadar geçmişti ki, Aralık sonunda İsrail Gazzeye Dökme Kurşun operasyonuna girişerek yeni başkanı henüz yemin dahi etmeden zora sokmuştu. Operasyon 20 Ocaktaki yemin törenine kadar sürmüş, Filistinliler 1400, İsrailliler 13 can kaybetmişti.
Obama şimdi ikinci kez seçilmişken, İsrail bir ay geçmeden aynı işe girişti.. 14 Kasımda Hamasın askeri kanadı İzzettin el Kasım Tugayının komutanı Ahmet el Cabariye düzenlenen suikastla birlikte bu kez Bulut Sütunu adı verilen operasyon başlatıldı. Şimdilik sonu meçhul, İsrailin yeni oluşan Ortadoğu konjonktürü içinde 2008deki gibi bir kara operasyonuna girişip girişmeyeceği de öyle.. Zira Hamas, İrandan edindiği Fecr füzeleriyle saldırı menzilini 75 kilometreye çıkardı. Tel Avivde 1991deki Körfez Savaşından bu yana ilk kez siren sesleri öttürterek İsrailin kırmızı çizgilerine de fena halde basıyor
OBAMANIN İSRAİL SINAVI
Obama klasik Amerikan dış politika tavrının arkasına sığındı, İsrailin kendi kendini savunma hakkına vurgu yapıp, Hamasın dizginlenmesi için topu Mısır ve Türkiyeye atıyor. ABDde Filistin davasına destek mahiyetinde pek ses çıkmadığı için bu açıdan onu zorlayacak bir durum yok. Tersine İsrail yanlısı Kongre ile başı, bütçe ve vergi yasası yüzünden zaten bir hayli dertte. Eh Avrupalı müttefiklerinin de Gazze için gıkı çıkacak değil! Elbette 2009 Kahire konuşmasının altını pek dolduramamışken, Müslüman dünyaya karşı mahçup kalacak. 2011deki Arap isyanları sürecinde demokratikleşme süreçlerine girecekleri düşüncesiyle destek verdiği ılımlı İslamcı yönetimler açısından da öyle
Fakat aynı İslamcı yönetimler, Suriye meselesinde Amerikanın ağzına bakar hale düştüklerinden, bu mahçubiyet de bir yere kadar gider. Eh Obama İranla da çatışmacı retorik yerine açıkça müzakereyi açıkça tercih ettiğinden, İsrailin sinirlerini zaten iyice germiş durumda. Obama daha göreve başlamadan bir nevi İsrailin sınavından geçmekte. Fakat bu sandığımız kadar zorlu falan da değil.
MURSİNİN İSRAİL SINAVI
Hem İsrailin hem de Amerikanın sınavından geçen ülke ise Mısır
Müslüman Kardeşler üyesi yeni Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, kontrolü ele alıp orduyu ekarte ettiğinden bu yana normalleşme çabasında. İsrail ile 1979 Camp David statükosuna pek fazla dokunmadan yeni dengeler kurmaya çalışıyor. Ekonomiyi düze çıkartmak için IMFnın kredisine, yani ABDnin de onayına ihtiyacı var. Sina Yarımadasında cirit atan cihatçılar, salt İsrailin değil Mursinin de sabrını zorluyor. Tam da ABD yönetimi ile Suriyede rejim değişikliğinin güvenli yolunu aralamaya çalışırken, başına Gazze derdi açıldı Mursinin. İki gün gecikmeyle de olsa Filistin halkını yalnız bırakmayacağız. Mısır eskinin Mısırı değil, Araplar da eskinin Arapları değil diyerek gözdağı vermiş olsa da, İsrail ile açık savaş riskini alabilir mi? Çok şüpheli. Kişisel olarak Türkiye ile kısa vadede elbirliği ederek gerilimi dindirmesi olasılığına umut bağlıyorum.
Kıssadan hisse
Uluslararası toplum tam da Suriyede 20 aydır belli bölgelerdeki kırsal kesimin ötesinde etkisiz kalan muhalefete yeni bir yol çizmeye çabalamaktayken; yeni kurulan Suriye Ulusal Koalisyonunun merkezi Kahire olarak belirlenmişken; İsrail 'yeni Ortadoğu'ya rest çekti. Askeri kayıplar yaşar yaşamaz o ayrı. Asıl mühimi Araplara Müslüman Ortadoğunun asıl büyük meselesinin Filistin olduğunu anımsatmış olması. Ve ortada tek bir Filistin yerine, Batı Şeriada güdük kalan bir Abbas yönetimi, Gazzede de 'Hamasistan' var. İsrail için bundan iyisi de Şamda kayısı
habertürk