Hocam yazdıkların çok komik gerçekten. Sen diyorsun ki okuma, yazma, anlama farklı kategori değildir. O zaman senin Türkçe derslerin'in hepsi 100. Mantık dersleri'nin hepsi 100. Konuşma dersleri'nin hepsi 100. O yüzden mi? Reading, speaking, listening'in sınavları ayrı ayrı oluyor. Bir insan okuduğu şeyi kelimelerden bir anlam çıkartarak anlayabilir, az biraz da zaman ve tens bilgisi varsa götürür. Ama bu demek değildir ki bu adam cümle kurabilir, yada konuşabilir, telaffüz edebilir. Yada yabancı bir aksanı anlıyabilir. Daha türkler arasında şive farklılıklarından, zamanı geldiği zaman türkçeyi anlıyamazken sen nasıl olurda ya biliyodur ya bilmiyodur diye bilirsin? O yüzden mi diksiyon dersleri veriliyor? O dersleri alanlar bu yaşlarına gelmişler konuşmayı bilmiyorlar mı?
Hoca'nın dediği ana dilin gibi düşünme olayı türkçe ve ingilizce gramatik olarak çok farklıdır. Ayrıca nasıl ki türkçede bir kelime bir den fazla anlam taşıyabiliyorsa ingilizcede de bu böyledir fakat türkçedeki yan anlamlar ingilizce de de aynı şekilde değildir. Bu yüzden sadece ingilizce için değil tüm yabancı diller için ana dilini unutum öğle öğrenmek gerekir. Türkçe ile kıyaslıyarak öğrenmek yanlıştır çünkü birbiri ile çok farklıdır. Ana dilin portekizce olsa ispanyolca öğrenmek isteden gramatik olarak ve kelime öbekleri olarak %90 benzerlik gösterir ve yapabilirsin ama türkçe bambaşka.
Örneğin 'What's up to you?' türkçe düşündüğün zaman seni nasıl kaldırabilirim? sena kaldırmak nedir gibi bir anlam çıkar fakat türkçe anlamı 'hacı naban?' dır.

Yada 'How You Doin'?' türkçe düşünürsen 'nasıl yapıyon?' dur ama söylenmek istenen yine naban nasılsın dır?
Türkçe düşünüldüğü sürece tavuk çevirmeye, chicken translate. Kapıyı aralık bırak'a, Leave the door december. İçli köfteye, sensitive meet ball demeye devam ederiz
Türkçe dersiyle alakası yok kategorilendirmenin. Sınavların ayrı olması falan da değil olay. Sadece mantığıma ters geliyor. Anlıyorum, yazamıyorum. Yazıyorum, konuşamıyorum vs vs. Şimdi bir adam söylenileni anlıyor ama konuşamıyor bu size mantıklı geliyor mu?
Bana kalırsa Türkçe düşünmeden olmaz. Bir İtalyan da bir Almanda bir Türk'de ilk önce kafasında cümleyi kendi ana dilinde kurar sonra çevirmek istediği dile çevirir. İngilizce düşünüyorum diyen adam zaten bu dili ana dili seviyesinde biliyordur fakat ikinci bir dili zaten kimse ana dili gibi öğrenemez.
İşin aslına bakarsanız da zaten yemek isimleri özel isimlere girmesi lazım. Biz derste yabancıların yemeklerinin isimlerini Türkçe'ye çevirmiyoruz. Türkçe düşünme olayında direkt deyimleri vs düşünelim demiyorum. Genel olarak İngilizce düşünme olayı bence bize çok ters.