sığır yetiştiriciliği çok adamın ocağına incir dikmiş bir iştir. Bir hayvanın günlük yem masrafı tahmin edildiğinden daha fazladır. İşin bir milyon tane inceliği vardır. Misal ineğin bir memesi iltihaplanır, ve körelirse ineğin değeri 4 te bir azalır. Bu durum çok sık başa gelen bişeydir. İneğin buzağılaması her zaman kolay değildir. Düve kısır çıkabilir, buzağı olsa bile doğumda ters gelebilir, bir veterineri bir doğuma çağırsanız 400 tl den aşağı kurtulamazsınız. İnekler sık hastalanır ve hastalık hakkında bilginiz yoksa çiftlikteki yıllık kayıbınızın % 10 olması işten değildir. Diğer yandan taşıma su ile değirmen dönmez. Bir inek saman yer, yem yer, yonca, küspe, mısır, fii vs bunların hepsini satın almaya kalkarsanız iflası çekersiniz. Elinizde yüzlerce dönüm arazi olmalı, en önemlisi traktörünüz olacak, 100-200 bin tl yi aşkın tarım alet edevatı olacak, çiftçilik yapmayı bileceksiniz. Yoksa yüksek maliyetli iş yaparak topu diker elinizdeki parayı da kaptırırsınız.
Sonra bu hayvancılık işi adamın 7 gün 24 saatini alır. Bir ineğin doğumu ile 3*4 gününüzü zehir eder.Ne zaman doğum yapacak diye beklemek zorundasınız. Yıllarca süren inekçilik tatil, bayram vs dinlemez. Bugün misal bayram ve tüm besiciler bu saatlerde günün 2*3 saatini bayram seyran demeden boklu ahırlarda geçiriyorlar. Öyle göründüğü gibi kolay değildir bu işler. Bizim peder bu işi yapar 100 ineği vardır ve ne olup bittiğini iyi bilirim.
Diğer yandan madem bu kadar kazançlıymış neden para babaları bu işe girmiyor. Misal urfada bir ara koç ata çifliği vardı, KOÇ grubunun... Adamlar 5000 hayvana bile dayanamadılar iflası çektiler. Nedeni ise öyle dışarıdan göründüğü gibi işler çıkmadı, Et süt fiyatları oynaktır. İnek 6 ay süt verir 6 ay yatar. O altı aylık dönemde süt fiyatları düşerse topu dikersin... Daha eklenecek zilyon şey var. Merak eden varsa pm ile sorsun
Güzel Özetlemişsin eline sağlık hocam