Dün bir yazı yazılmış. Seneler evvel Bülent Ataman C. Çakır'a saldırıp formasını yırttığında hem maç tatil edilmişti, hem de B. Ataman'a disiplin kurulu tam 20 MAÇ ceza vermişti(Sonrasında ceza 12 maça indirilmişti). C. Çakır çıkıp; "O forma kutsaldır ve hiçbir oyuncu o formayı yırtamaz" diye açıklama yapmıştı(çok net hatırlıyorum).
Dün ne farkı vardı bu olaydan? Maçı tatil etmeye FIFA kokartıyla bile gücü yetmedi mi?
Adam senin hakemine saldırmış. Sen gidip seremonide adamı öpüp gülüyorsun(Y. Demirören). Fenerbahçe'miz dediği için eleştirilmişti bu adam
Bir şeyleri doğru yapmalısın ki bunlar tekrarlanmasın. Dünkü olayı Emre yapsa ve biz kupayı kazansak kupadan çok Emre'nin hareketi konuşuluyordu. Telegol tarzı programlarda Emre'ye yüklenip prim yapmaya çalışıyorlardı. Ama oh bak ne güzel her şey tertemiz. Kupayla bitirdik, kupayla başladık derler. Sonra Ali Dürüst çıkar; "Aydınlıkta kupa almak bir başka" der. Ha bunlara resmi siteden cevap yazınca; "2 takım arasında gerginlik olmaması için susuyoruz" derler

Ama Fenerbahçe Ülker Final'de Medical Park'ı yenip kupayı aldığında bizim taraftarımız çıkmamıştı değil mi staddan? Oyuncular soyunma odasına yağan maddelerden zor kaçmamıştı değil mi?
Kadıköy'de polisle aramızda olan husumeti; "Galatasaray'a saldırdılar" diye yorumlayan zihniyet ZAMANINDA nedense Basketbolun B'sini manşetine taşımamış ve her zaman olduğu gibi yine TARAF!! olduğunu göstermişti.
Ha biz şikeciydik değil mi? Doğru pardon.