Öncelikle Sansasyon kelimesini biz bilmiyoruz mu dedik de , hatalıymışız gibi Kopya Bir Sözlük Sitesindeki Bilgileri bize kaynak veriyorsun.


Bir şey bilmedikleri halde , bir konu hakkında hiç bir bilgisi olmasada mutlaka bir fikri olan insanlar o kadar çok ki!!

Vediğin Link'deki Web Sitesi, İnternet Sitesi şeklinde Piyasadaki Sözlük Kopya sözlüklerden bir tanesi sadece.
TDK da verilen çevirilerin, türkçemize geçen cümlelerin dogrulukları tartışılır.
TDK 'nın zamanında Sansasyon için teklif ettiği karşılık "Dalgalanma, dalgalandırma" iken şuan "Pek çok kimsede yaratılan güçlü heyecan" şeklinde tanımlanmakta.
1. Anlamı - Fransızca'da sensation (duyulanma, güçlü heyecan).
TDK'nın "Dalgalanma, dalgalandırma, dalgalandırıcı" önerisine göre.
Örnek: Dalgalandırıcı haberlerle ortalığı karıştırıyorlar.
2. Anlamı - İlgi uyandıran , tetikleyici olay.
3. Anlamı - İngilizce'de sen·sa·tion·al dan çevirisek öncelikle sen·sa·tion·al kökündeki sen·sa·tion bakalım.
sen·sa·tion
Alıntı
1. the operation or function of the senses; perception or awareness of stimuli through the senses.
2. a mental condition or physical feeling resulting from stimulation of a sense organ or from internal bodily change, as cold or pain.
3. Physiology . the faculty of perception of stimuli.
4. a general feeling not directly attributable to any given stimulus, as discomfort, anxiety, or doubt.
5. a mental feeling, especially a state of excited feeling.
Alıntı
1. Duyusal fonksiyon yada işlev, algı veya farkındalık yolu ile uyarılan duyular
2. Vucut içerisindeki bir değişimden yada zihinsel veya fiziksel olarak ortaya çıkan uyarıların sonucunda bir duyu organın uyarılması , soğuk algınlığı veya ağrı gibi
3. Algı uyarımı
4. Genel bir algı olmadan herhangi bir uyaran ile doğrudan ilişkilendirilen,huzursuzluk, endişe veya şüphe
5. Zihinsel bir algı, heyecan hissi, özellikle heyecanlanma durumu
sen·sa·tion·al
Alıntı
1. producing or designed to produce a startling effect, strong reaction, intense interest, etc., especially by exaggerated, superficial, or lurid elements: a sensational novel.
2. extraordinarily good; conspicuously excellent; phenomenal: a sensational quarterback.
3. of or pertaining to the senses or sensation.
Alıntı
1. Şaşırtıcı bir etki oluşturmak için tasarlanmış yada üretilmiş , fazlasıyla abartılı, yoğun ilgi, vs.. özellikle abartılan, gelişigüzel yada fazlasıyla uçuk doğal olaylar: sansasyonel bir roman.
2. Alışılmadık biçimde iyi, çarpıcı bir şekilde mükemmel, olağanüstü: sansasyonel bir oyun kurucu (Amerikan Futbolunda Oyun kurucu : Quarterback )
3. Duyu hissi ya da duyum.

NOT:
Yukarıdaki Reference.comdan alınan tüm ingilizce içeriği kendim çevirdim, çevri konusunda tabiki kusurlarım olabilir hiç kimse kusursuz değil ama senin verdiğin kopya sitedeki kopya ve basit cümle anlamlarından 10 kat daha idir.