Tabii kendi bağımsız teknolojimize sahip olmamız çok güzel, fakat ne kadar gerilerde kaldığımızda bir gerçek.
İsrail gibi daha çok yakın geçmişte toprağı olmayan, parayla satın alınarak kurulan tarihi bizimle mukayese edilemeyecek olan, tek sağlam referansı din olan bir ülke Uzi'yi 1950'lerden bu yana üretip dünyaya satıyor. Biz 70 milyon nufuslu, coğrafyanın en güzel topraklarında, ortadoğunun en ihtişamlı ve eski tarihine sahip, Atatürk'ü, Fatih Sultan Mehmet'i, Yavuz Selim'i, Kanuni Sultan Süleyman'ı çıkartmış bir millet olarak 2011'lerde ancak bir makineli tüfek üretebilir duruma erişiyoruz.
(Ayrıca silah sevmem fakat ordumuz ve bağımsızlığımız için önemli bir adım. Yakın gelecekte daha savunma ihtiyacı yüksek zayıf ülkelere de ihraç ederiz inşallah.)
Uzi'nin 1950de üretilip bizim 2010da başladığımız bu mukayeseden yola çıkınca, İran nükleer alt yapısını 2007-2008'de başlattığına göre biz de herhalde 2070'lerde bu programlara avrupalı 'dost'ların izniyle başlarız herhalde. (Ben göremem normal koşullarda)