benikaydet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bir çok kişinin büyük bir merakla beklediği New York'ta Beş Minare filminin galası gerçekleştirildi. Filme ilişkin ilk eleştiri yazılarından birisini de Berrin Karakaş yazdı.

Karakaş filmi şu satırlarla eleştirdi, 'Mahsun Kırmızıgül'ün 'New York'ta Beş Minare'si, 'Acıların Çocuğu' küçük Emrah filmleriyle Hollywood polisiyesi arasında, kısacık bir öykünün uzamış da uzamış hikayesi'

Bir Mahsun Kırmızıgül filmi ‘New York’ta Beş Minare’ camide, aralarında polis memuru ‘Hafiyesi Mahsun’un da bulunduğu müminlerin çevrelediği hoca sahnesiyle başladı.

Hemen ardından hiç gecikmeden büyük Türk bayrakları ve Atatürk posteri fonunda Türk polisi ordusunu gördük. Mahsun Kırmızıgül, ‘Güneşi Gördüm’ filminde olduğu gibi bu filmde de mesaj manyağı yapıyor seyirciyi.

Farkına varamadığımız memleket gerçekleriyle de tanıştırıyor bizi film. Mesela AB yasalarıyla birlikte memleketimizde işkencenin son bulduğunu duyuyoruz Mustafa Sandal’ın oynadığı acar polis Acar Aydın’dan.

İsminden de anlaşılacağı gibi aydın bir polis Acar Aydın; İngilizce biliyor. Mesai arkadaşı Mahsun Kırmızıgül’ün oynadığı Fırat Baran ise adından da anlaşılacağı üzere Mezopotamya’dan, Bitlisli. İngilizce değil Kürtçe biliyor.

AB yasalarına rağmen yöntemlerini amirlerinin de tasvip etmediği sert bir polis. Sağlam yumruk atıyor, küvette adam boğmaya yelteniyor ama konuşturuyor…

11 Eylül olayında abisini kaybetmiş, önyargılı olmaktan rahatsız Amerikan polisinin yöntemleriyle bizimkilerinin karşılaştırılması da filmin ana temalarından biriydi sanırız.

MÜSLÜMAN HACI VE HRİSTİYAN KARISI
Matrix efektiyle siyah çarşaflarından sıyrılan adamların İstanbul’da yaptıkları baskın sonrasında “Kuşlar kafeste’ operasyon başlasın” emriyle başlayan operasyonun devamı niteliğinde Acar Aydın ve Fırat Baran iki günlüğüne Amerika’ya, cihad peşinde neçe canlara kıymış Hacı’yı yakalamaya giderler.

FBI’ın da dahil olduğu operasyonla tam namazın ortasında kelepçelenir Hacı. Haluk Bilginer’in oynadığı Hacı, filmin Amerikalı oyuncularından Gina Berschon ile evli. Karısının boynundaki haçı gören Acar, anında bu adamın katil olamayacağını anlıyor.

Fırat Baran ise finale doğru açığa çıkan hain planının peşinde ikna olmaya direniyor, Müslüman Hacı ile Hristiyan karısı arasındaki ilişki, filmin alınacak mesajlar listesinde bir numara. Fırat Baran’ın Bitlis’teki dedesiyle telefonda konuşurken gördüğümüz ‘Din Kültürü’ kitabı okuyan torun, Kürtçe bilen Amerikan polisi gibi “zorlu” mesajlardan öte, “Dinde zorlama yoktur”, “Hz Muhammed iki ay savaşmıştır” gibi anlamakta zorlanmayacağımız mesajlar çoğunlukta.

Mahsun Kırmızıgül ‘Güneşi Gördüm’ü kastederek “Bu film daha iyi bir film oldu.” dese de, çıkışta kulak misafiri olduğumuz kadarıyla ‘Güneşi Gördüm’ kadar tutmayabilir ‘New York’ta Beş Minare’.
Mahsun Kırmızıgül Hacı yerine Fethullah Gülen’in hikayesini anlatsaydı ortaya sanki daha iyi bir iş çıkardı.
http://www.gazete5.com/haber/new-yor...-201-55684.htm

Varmısınız bahse izleyici sayısı geçicek salonlara baktım hepsi full dolu 3 gün de 500 bin izleyici garanti