roots adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Şu innovatif bakış açın sadece kendi çıkarlarına göre olmasa, biraz da Türkiye şartlarını düşünerek datacenterların gözünden de değerlendirmen gerekiyor. Empati diyip duruyorsun, biraz da bizim açımızdan empati yap.

Türkiye şartlarında bu fiyata servis teklifine netdirektten aldıgın fiyatları söylüyorsan bunun empati ile ilgisi yok. Hep Türkiye kazansın diyorsunuz ya, bu teklif için DGN cebinden bir ton parayı harcayarak bu servis için çözüm üretiyorsa, birazda siz cebinizden harcayarak ortak bir noktada buluşmayı denemelisiniz.
Konseptin adı "Hep Türkiye kazansın" ise, atılan adım sıralamasında hata olmuş. Bunu sadece sizinle değil, radore yöneticileriyle de çok tartıştım. Avrupa ayağı olmadan Türkiye sunucusu satışı eksik kalır. Sizden bir alt basamaktaki firmalardan biri olarak, asıl siz empati yaparsanız, yani kendinizi müşteriyle birebir muhatap olan benim yerime koyarsanız, neden adım sıralamasında hata olduğunu farkedebilirsiniz.

1- Kendi sitenizde verdiğiniz, şirketlerle görüşmeye gittiğinizde teklif mektubunuzda yer alan fiyatlar, r10da açılan konularda yer alan fiyatlarla eşit değil. Öyleyse R10 sizin için de toptancı pazarı durumunda. doğru mu?

2- "Mal, alırken kar ettirir" sözüyle hareket eden bu toptancı pazarı esnafının müşterileri, kendilerine gelen taleplerde öncelikle fiyat, donanım gücü, ardından da destek seviyesinin kıyasıyla alışveriş yapıyorlar. doğru mu?

3- Overselling meselesinden bayıldık artık. Ertesi gün biri çıkıp 295 tl ye yaptım derse bu "Hep Türkiye kazansın" konseptiyle bağdaşacak mı? Yoksa tipik, bir araya geldiğinizde konuştuğunuz "piyasanın içine ettin" cümlesini mi tekrar çağrıştıracak? Hal öyleyken beklenen hareket kelle başı 395 yerine, topyekün 1gbit hat şu kadar yaklaşımı olabilir. Öyle olduğunda bile o hattı dolduracak yatırım en az 2 yıl sürecek. Veri merkezinin o süreçte fiyat dönekliği yapmaması da gerekecek.

4- "Hep Türkiye kazansın" konseptinde ilerleyeceksek, benim gördüğüm kadarıyla, insanlar veri merkezlerinden öncelikle yüksek donanımlı sunucu bekliyor. Sizin için hangisi daha kolay? Yüksek trafikli görünen düşük makine veya vasıfsız colocation tedarik etmek mi? Yoksa ona ayırdığınız, "reklamın kötüsü olmaz" bütçesiyle yapabileceğiniz seviyede, piyasaya 12 ve 16 gb ram sunucu sağlamak mı?

5- Yurtdışında "bizimkilere" ait 2000 civarı dedicated sunucu var (sadece bizim 100 tane). O makineleri buraya çekmenin yolu, ciddi anlamda uzun vadeli düşünüp (3 sene sonra manav olmaya karar vermeden), planlayıp, trafiği ölçüp biçip, donanımları hazırlayıp, cesaretle "çift taraflı satış" yapmak. Yani insanlara hem Avrupa hem de Türkiye modelini sunarsınız. İnsanlar da %51 ihtimalle Türkiye sunucusunu seçer.

6- Ukalayım ama egoist değilim sevgili Selçuk