birşey olacağı yok. sadece yargı da artık hükümetin güdümüne girecek. o kadar. fazla abartılacak birşey yok.
bu arada şunu da belirteyim; o değişikliğin içinde yer alan; mesela toplu sözleşme hakkında yapılan düzenleme, kadın ve çocuklar hakkında onları korumaya yönelik düzenleme, kişisel bilgilerin gizliliği ve korunmasına yönelik düzenleme gibi bazı konular hakkında, zaten şu an geçerli kanunlarda hükümler var. yani yeni birşey değil bunlar.
ama iki madde var, tehlikeli görülen. bunlardan biri hsyk'nın yapısı diğeri anayasa mahkemesi'nin yapısına yönelik maddeler. şimdi bazıları kalkıp diyecekki "o yargı mensuplarını meclisin seçmesinde ne var? avrupa'da bunun örneği çok." doğru, avrupa'da yüksek yargıyı parlamentolar tayin eder. bir farkla, oradaki siyasi partiler "benim meclis çoğunluğum var. ben istediğimi yaparım." anlayışında hareket etmezler ve yüksek yargı mensupları parlamentonun ezici bir çoğunluğu tarafından seçilirler (örnek vermek gerekirse; eğer meclis 550 kişi ise, bir yargı mensubu bu 550 üyeden en az 400'ünün oyunu almak durumundadır).
ancak bu konuda yapılan düzenleme sadece salt çoğunluğu esas almakta. yani yargı mensubu 256 vekilin oyunu aldı mı tamamdır. iktidar partisinin vekil sayısı 335. gerisini siz getirin.
+ yüksek yargı mensuplarının meclis tarafından seçilmesi meselesi türkiye'de ilk değil. 1960 ihtilalinden sonra kurulan düzenin böyle işlediğini o zamanları yaşayan insanlar anlattı. ve söyledikleri son şey "bu düzen 12 eylül 1980 darbesini doğurdu." şeklindeydi.
öte taraftan, darbecilerle, hususan 12 eylül darbecileriyle hesaplaşmak diye birşey söz konusu olamaz. çünkü 30 yıl geçmiş aradan ve bu süre dilimi, yargıda "zaman aşımı" denilen hadisenin gerçekleşmesi için yeterli. zaman aşımına uğrayan bir konuyu yargıya taşıyamazsınız. imkanı yok taşıyamazsınız. o yüzden kimse kimseyi darbecileri yargılamakla kandırmaya çalışmasın.
darbecileri yargılamak mı istiyorsunuz? getirin çevik bir'i, getirin yaşar büyükanıt'ı mahkemeye ve yargılayın. o zaman sizi desteklerim. ama aradan 30 sene geçmiş bir hadise için kimse, "biz bunları yargılayacağız" deyip milleti aptal yerine koymaya çalışmasın ya da aptal muamelesi yapmasın...
Arkadaş özet geçmiş, güzel anlatmış durumu.