Yazılım şirketi
Flipboard'un merkezinde son zamanlarda oldukça çılgın şeyler oluyor. Bu küçük şirket (19 çalışanı var) ilk iPad uygulamasını Temmuz'da piyasaya sürdü ve 20 dakika içinde o kadar çok kişi bu yazılımı bilgisayarına yüklemeye kalktı ki şirketin servis sağlayıcısının sınırları zorlandı. Mühendisler sorunu halletmek için koşuşturdu fakat 36 saatin ardından, Flipboard'un tek yapabildiği insanları bekleme listesine almak oldu. Nihayet iki hafta sonra herkesin yazılımı edinmesi sağlandı. Şirketin kurucu ortağı ve CEO'su olan
Mike McCue "Ürünümüz inanılmaz talep gördü. Böylesine ani ve yoğun bir ilgiyi hiç beklemiyorduk" diyor.
Şu an 43 yaşında olan McCue bundan on yıl önce
Tellme Networks'u kurdu (bu şirket telefon üzerinden sesli komutla insanların anlık hisse senedi fiyatlarını öğrenmelerini ve film listelerini takip etmelerini sağlayan bir yazılım hazırladı) ve 2007'de şirketi, söylendiğine göre 800 milyon dolara, Microsoft'a sattı. Fakat insanların Flipboard'a verdiği tepki için "daha önce hiç tanık olmadığım bir durum" diyor McCue.
Peki olay ne? Flipboard Facebook ve Twitter'da arkadaşlarınızın yolladığı kaynakları bu platformdan çekmenin ve bunları McCue'nun tabiriyle "dünyanın ilk sosyal gazetesine" dönüştürmenin bir yolunu buldu. Twitter'da makalelere yönlendiren küçük çirkin linklerin yerine, Flipboard'da bir tür gazete mizanpajıyla orijinal makaleler ve fotoğrafların bir özetini elde ediyorsunuz. Arama yapmak için, parmak ucunuzla sayfaları çeviriyorsunuz, aynen gazete sayfalarını çevirir gibi. Örneğin, Roger Ebert'in Twitter'daki sinema eleştirilerini takip ediyorum. Ebert seçme makalelere ve fotoğraflara dair bolca link yolluyor. Yazılarını Twitter'dan okumak ıstırap verici çünkü bütün linklere teker teker tıklamanız gerekiyor. Fakat Ebert'i Flipboard'dan okumak harika -birdenbire akıllı ve eğlenceli bir editörün yaptığı bu mükemmel küçük gazeteye abone oluyorsunuz.
Basit görünüyor, fakat aslında oldukça derin bir mevzu. Artık Twitter kaynaklarını toplayan bir kimse, aslında bir tür gazete çıkarabilir. Bu tamamen kişiselleşmiş bir gazetecilik tarzına doğru yöneldiğimiz anlamına geliyor ve medya sektörünün büyük şirketlerden ziyade daha çok Silikon Vadisi'ndeki küçük işletmeler tarafından dönüştürüldüğünü gösteriyor.
Olası tek kusur, içeriğin büyük bölümünün Ebert'e veya Flipboard'a ait olmaması. Flipboard hayata geçirildikten sadece birkaç saat sonra, bloglarda kimi söylentiler çıktı. Yazılım web sitelerindeki içerikleri "kazıyarak" iş gördüğü için uygulamanın yasal olmayabileceği dile getirildi. Fakat McCue, Flipboard'un makaleden küçük bir bölüm gösterdiğini, bütün materyali sergilemediğini ve okuyucuyu orijinal metne yönlendiren bir link koyduğunu söyleyerek yasal bir sorun olmadığında ısrar ediyor. Yayıncıların bu fikri sevdiğini söylüyor. Uygulamanın kullanılmaya başladığı ilk dört gün içinde, 150 medya şirketinin ona görüşme veya Flipboard'un "tavsiye edilenler" listesine girme talebinde bulunmuş.
McCue'nun Flipboard'daki ortağı 29 yaşındaki Evan Doll eski bir Apple mühendisi. İkili, arkadaşlardan gelen kaynakların Twitter'dan okunmasının zor olduğunda fikir birliğine vardıktan sonra "sosyal gazete" kavramını ortaya çıkardı. Apple Ocak ayında iPad'i kamuoyuna tanıttığında, bu iş için ideal bir platform bulduklarını anladılar ve derhal kod yazmaya koyuldular.
Flipboard henüz bir iş modeli geliştirmiş değil fakat makalelerin yanına reklâm koymayı ve bazı reklâm gelirlerini yayıncılarla paylaşmayı planlıyorlar. McCue iPad'de yer alan Flipboard'un web sitelerinde gördüğünüz ucuz reklâmlardan daha kalitelilerini sunabileceğine inanıyor. Hem para kazanmak için acele etmeye de gerek yok: Flipboard girişim şirketi Kleiner Perkins Caufield &Byers'ten ve diğer yatırımcılardan 10,5 milyon dolar topladı. "Yapmanız gereken ilk şey, insanların keyif alacağı ve sıkça kullanacağı bir deneyim yaratmak" diyor McCue. Flipboard işin bu kısmını şu anda başarmış gözüküyor.
Flipboard, Facebook ve Twitter'da arkadaşlarınızın yolladığı kaynaklarla "dünyanın ilk sosyal gazetesini" hazırlamanın yolunu buldu.
Alıntı: Newsweek