Arkadaşlar kuzenim Raci ve Zübeyr Şaşmaz ile yakın arkadaş olunca ve kendisi şehir dışında olunca Kurtlar Vadisi ekibini Adana'da ağırlamak babama düştü.

1-2 haftadır burda olan ekibin tüm konaklama işleri vs. halledildi derken, biz bunları Filistin sokağına benzer bir yere götürdük.

İşte mekanda mezarlık vardı, eski evler vardı Arap evlerini andıran. Aksiyon sahnelerine mekan olacak boş arsalar vardı. Bu arsalardan birine tuğladan eski bir ev yaptırıldı. Zaten filmin çıkış tarihi olan 5 Kasım'da göreceğiniz gibi bu yapılan evde bazı sahneler geçecek. Polat'lar filan bu eve sığınacaklar ve ev film senaryosuna göre bombalanacak.

Her neyse işte. Mekan Filistin sokaklarına çok benziyordu. Gittik tüm duvarlara Yaser Arafat resimleri koyduk, Arapca grafitiler çizdik vs. Tam anlamıyla tüyoyu ben vermesem filmin Filistin'de geçtiğini zannedersiniz.

Neyse işte babamlar Zübeyr ve Raci Şaşmaz ile yemeğe çıkmışlar. Bana sette bir iş olup olmayacağını sormuş. Zübeyr Şaşmaz gelsin tabi demiş eksiğimiz var demiş. Sonra Zübeyr Şaşmaz ile bu konuyu konuştuk. Dediki çok zor olacak çekimler ve doğal olarak filmin fanları orayı dolduracak. Sen kameranın biraz ilerisinde durup bu insanların kamera önüne geçmesini engelleceksin dedi. Bende tamam, yaparım dedim. Sonra dedi neler yapacağın konusunda bilgileri iyice Kutsi Beyden (KV organizatörü) öğrenirsin dedi.

Daha sonra Kutsi Beyle Çukobirlik çekimlerine giderken arabada bana neler yapmam gerektiğini söyledi. Dedi ki özel çelik kuvvet polisleri de orda olacak. Sen son adam olarak kalacaksın orda. Polisleri mutlaka aşanlar olacaktır, sen bunları engelleyip sete girmelerine izin vermeyeceksin dedi. Ama mutlaka ve mutlaka insanların kılına zarar verme dedi, seni zorlayanlar olacaktır dedi. Bende merak etmeyin dedim.

Her neyse çekimler dün başladı. Hazırlıkları vs. yaptık iyice. Fakat oyuncular dün gelmedi. Set ekibi, yönetmen ve senaristler vs. vardı. Son hazırlıklar bitti falan deyince neyse filmi bugün çekmeye başlayalım dediler.

Mahalleyi görseniz, esrarkeşlerin yaşadığı, asarım-keserim türevli insanların bulunduğu, ve bunu üzgün olarak söylüyorum ki biraz geri kalmış bir mahalle. Neyse işte mahalleli bugün Necati Şaşmaz (onlara göre Polat), Gürkan Uygun ve Kenan Çoban'ın geleceğini duyunca binlerce insan toplandı oralara. Kendileri yetmezmiş gibi yedi sülalelerini çağırmışlar. Daha sonra Necati Şaşmaz'lar filan yavaş yavaş gelmeye başladı. Hemen yeni yapılan eve girdiler.

İnsanlar birbirini eziyor Necati Şaşmaz'ı ve diğer ünlü arkadaşları görmek için. Sonra ısrarlardan sonra Necati Şaşmaz insanları selamlamak için dışarı çıktı.

İşin en ilginç yanına geliyorum. Necati Şaşmaz benim az ilerimde duruyordu. İnsanları selamlamaya başladığı an birde ne göreyim, şu çocuk bombaları filan olur ya, onlardan atmaya başladı insanlar. Necati Şaşmaz'ın ayağının önünde patladı ve hafif bir yaralanma yaşadık o çevrede kim varsa. En büyük zararı gören Necati Şaşmaz oldu. Raci Şaşmaz bunu görünce artık zıvanadan çıktı insanlara bağırdı. Sizin sayenizde bir filmi çekemedik, resmen lanet okudu ama yüzsüz insanlar halen gitmedi.

Neyse buraya kadar herşey güzel. Saat 22'ye kadar hep çoluk-çocuk ve kadınlar geliyordu. Onlarla uğraşmak kolaydı çünkü size asarım keserim muhabbeti yapamıyorlardı. Taa ki saat 23 ile 24 arasında orayı esrarkeşler ve hayattan bir beklentisi olmayan insanlar basana kadar. İnanmayacaksınız ama çelik kuvveti aştıktan sonra bir tanesi geldi hafifce bıçağı vücuduma dayayarak, burdan geçmeize izin vereceksin yoksa gebertiriz seni dediler. O an kafayı yiyecek gibi oldum. Ses çıkartamadım çünkü bu adamların hayattan bir beklentisi yok. Olayların mahallesiydi orası.

Herkeste bi havalar Polat nerde kaldı, Polat nerde, Polat'ı çağır (!). Sanki kankalarıymış gibilerdi.

Kısaca herşeyin içine ettiler ve filmi çektirmediler. Bende dayanamadım, saat başı 75 TL alacağımı bildiğim halde, lanet olsun paraya ben hayatım boyunca böyle lanet bir durum yaşamadım diyerek atladım ve hemen eve geçtim.

Ve bu olayı sizinle paylaşmak istedim... Kusura bakmayın, biraz uzun oldu fakat içimi dökmem gerekiyordu. Çok kızgınım...