larenuf adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Uzatmayalım arkadaşlar hayal ürünü filan hepimiz biliyoruz bu konudaki bir türkün düşüncesini birşey ispatlamaya gerek yok...
Ben yine de yazayım da olur bir gün bu konuda birileri Türkleri suçlar aklınızda bulunsun, hayal ürünü felan demeyin.

Öncelikle, İzmir'de 1922'te çıkan bu yangınlardan dolayı 1924'te Amerikan Tütün şirketi, Guardian Sigorta şirketine dava açar (Londra'da). 100 milyon dolarlık bir davadır bu. Haliyle önemi de büyüktür. Mahkeme, Türklerin İzmir'de tek bir şiddet olayına karışmadığını söyler. Sonuç olarak ta yangında kasti bir eyleme rastlanmaz, kimin tarafından çıkarıldığı bilinmemektedir denir. -1924 senesinde "İngiltere" gibi bir ülkede Türkiye lehine böyle bir karar düşündürücü.

Dönemdeki gazete ve dergi yayınlarına bakalım.

Fransız, L'Illustration dergisi 13 Eylül 1922'de şöyle yazıyor;

"Fakat işte Ermeni mahallesinde iki yeni ve çok mühim duman yığını gözüktü. Vaziyet ciddileşiyor, çünkü rüzgar hızını artırıyor ve alevleri Avrupalıların oturduğu Frenk mahallesine doğru itiyor. Orada da birkaç alev ışığı görünmeye başladı. Türk işgali altında kalmaktansa ölmeyi tercih eden Ermeniler, evlerini ateşlemişler ve Türk askerleriyle mücadeleye girişmişlerdi. Müthiş gürültülerle cephane depoları patlıyor."

İzmir itfaiye müdürü Paul Grescovich te raporunda bu patlamalardan söz etmekte.

1914 doğumlu Levanten Ferdinando Stano;

"O gece yangın başladı Gazi Bulvarı'nda. Evde çoluk çocuk, annem, babam, amcamlar hepsi vardı. Bir battaniye aldık, nerde yatacağız belli değil. Vesait yok, araba çalışmaz. Ermeniler birinciydi yangını çıkaran. Yunanlılar çarpışıyordu ara sıra. Türkler Eşrefpaşa'da, yukarıdaydılar. Ermeniler Yunanlılarla beraber çarpışıyorlardı. Eee, gördüler Türkler başladılar inmeye Eşrefpaşa'dan İzmir'de doğru, yangına verdiler İzmir'i."

O dönemin Amerikan başkonsolusu da, Amerikalıların çoğunun yangını Ermenilerin çıkardığına inandığını söylüyor.

Bir de şu anı var;

"Dehşet içinde Ermeniler, el bombaları ve asit şişerleriyle silahlı İzmir'e dolmuşlardı. Siyahlar giymiş Ermeni kadınları dinamit taşıyor, çocuklar duvarların dibine gaz yağı yerleştiriyordu. Bir ses;

'Kalemiz burası bizim. Hz. Isa'nın kılıcı koruyacak bizi. Bizi buradan atmaya çalışırlarsa bizlerle birlikte onlar da yanacaklar.'

Kalabalık, 'Yakacağız onları!' diye tekrarladı.

Yangının ilk nerede başlamış olduğunu kimse bilmiyordu. Türk askerlerin, sivil Ermenilerin silahlarına el koymak için mahalleyi bastığı söyleniyordu. Biri askerlere ateş açmış, bir diğeri ev işi bomba atmıştı üstlerine. Hemen arkasından Aya Stefan'dan meyve haline gelene kadar heryer yanmaya başladı.

İtfaiyeciler kabahati rüzgarda buluyor. Alevler rüzgarın yardımıyla Hristiyan kesiminden Yunan kilisesine ve Havlucular çarşısına doğru yayılıyordu."


Kaynaklar:

Mustafa Armağan - Küller altında yatan yakın tarih, Timaş Yayınları: İzmir'i kim yaktı?
Ercan Erksan - İzmir'i nasıl yaktılar, nasıl kaçtılar- Yeni Tarih Dünyası
Kadir Mısıroğlu- Yunan Mezalimi
Arus Yumul- Avrupalı mı Levanten mi?
Richard Reinhardt - İzmir'in Külleri