İdeal blogcuları saymazsak, birçoğumuz internette bir takım kazanımlar için sayfa üretiyoruz. Amaç, içerik üretmek, üretilen içeriğe gelen ziyaretçiden para kazanmak. Bu yazının konusu bu zincirdeki ziyaretçi halkası.

Günümüzde, en yaygın kullanılan en yüksek pazar payına sahip arama motoru google. Hazırladığımız sayfalara, ziyaretçileri gönderen ana kaynakta arama motorları, dolayısı ile google. Eğer google ziyaretçi gönderiyorsa, bahsettiğim halkanın en önemli zinciri tamamlanmış demektir.

İçeriğiniz ne kadar mükemmel olsa, ne kadar sık içerik girseniz, içerik tamamen özgün de olsa, ziyaretçi gelmedikçe bunların hiç bir değeri yok. Herşey tamam ama google bana neden ziyaretçi göndermiyor?

Bunun cevabını vermek için, google un olaya nasıl yaklaştığını, siteleri nasıl değerlendirdiğine bakmak gerek. Eğer google sadece içeriğinizin kalitesine ve sizin işe verdiğiniz öneme bakarak ziyaretçi gönderseydi, çalışkan site sahiplerinin sırtı yere gelmezdi. Ancak google özellikle, içeriğin kalitesini algılama şansı olmadığı için, bir çok kriteri değerlendirmek zorunda kalıyor.

Bu kriterler neler? Iki ana kriterimiz var. 1. Onpage (sayfa içi) kriterler 2. Offpage (sayfa dışı) kriterler
Onpage Kriterler

Bu kriterlerde güzel olan şey, sizin kontrolünüzün %100 olması. Onpage kriterlere bir iki örnek verelim. Sayfanızda mutlaka H2, H3 gibi taglere yer vermek. TITLE tag inde anahtar kelimenizi kullanmak, Anahtar kelimenizin yazıda %3 ile %5 arasında bulunması. Bunlar gibi ciddi sayıda kriter var. Eğer bu kriterleri göz önünde bulundurarak sayfanızı hazırlarsanız, anahtar kelimenizde ilk sayfada, hatta sayfanın en tepesinde çıkmamanız için bir sebep yok. Ancak; aşağıdaki başlıktaki kriterler rakiplerinizde yoksa.
Off Page Kriterler

İş onpage kriterlerle bitseydi, işimiz son derece kolay olacaktı. Çünkü sayısı çokda olsa kriterler belli. Bunların tamamına uygun bir yazı hazırlamak biraz dikkat ve zaman gerektirsede mümkün. Yazının başında google un en önemli sorunlarından birinin karşılaştığı yazıların kalitesini anlyamamak olduğunu söylemiştik.

Ancak google ilk ortaya çıktığı anda bu soruna güzel ve o güne kadar kimsenin aklına gelmemiş bir çözüm bulmuş; Eğer bir sitenin sayfası başka sitelerden link almışsa, o zaman bu sayfada kaliteli bir içerik olmalı. Bu fikir malesef bir süre sonra internetin link çöplüğüne dönüşmesine neden oldu. Zira, google un olaya nasıl yaklaştığını gören webmasterlar bir süre sonra para ile veya takasla veya başka yöntemlerle link toplamaya başladılar.

Google a diğer rakiplerine göre üstünlük sağlayan en önemli özelliği çok dinamik olması. Algoritmasını adeta bir bukelamun gibi değiştirebilmesiydi. Webmasterlar çeşitli yöntemler geliştirdikçe google un devamlı bunlara verecek bir cevabı bulunuyor.

Geçen zaman içerisinde, önce her link eşit değildir olgusu ortaya çıktı. Sonrasında internet “nofollow” etiketini tanıdı. Ve daha nicesi bunları izledi. Günümüze geldiğimizde, artık eskisi gibi, sağdan soldan link al, ya da parayı bastır link satın al, birinci sayfanın tepesine yerleş devri bitti.

Peki google un bu çabaları webmasterları durdurmaya yettimi?

Elbette ki yetmedi. Ancak aslında google giderek kazanan taraf oluyor. Neden derseniz, webmasterlar farkında olmadan, giderek google un kurallarına uymak zorunda kalarak çaba sarfediyorlar. Günümüzde hala, linklerle oynamak mümkün. Ama artık para ile link almak gibi yapay yollar yerine, doğal görünen yollarla link edinmek gerekiyor. Bunlara örnekler verelim.

Bloglara yorum yazmak. Bu sırada anahtar kelimeniz eşliğinde linkinizi yorum yaptığınız bloğa bırakmak zorundasınız. Yorum yapılan bloğun sahibi her önüne gelen alakalı alakasız yorumları onaylamadığından google rahat. Blog sahibi google yerine kontrol sağlıyor. Bu tür çalışmada başarılı olmak için;

1. Yorum yapacağınız bloglar anahtar kelimenizle alakalı olmalı
2. Yapacağınız yorum ilgili yazı ile alakalı olmalı (yoksa blog sahibinin yorumunuzu onaylamasını boşa beklersiniz)

Gördüğünüz gibi buradan gelecek linkler için mecburen doğal olmak zorundasınız ve internete katkıda bulunmak zorundasınız.

Çeşitli bloglarda yazı yayınlamak. Binlerce blogdan oluşan makale yayınlayabileceğiniz networkler bulunmakta. Bu networklerin en önemli özelliği farklı c-class iplerde yer almaları. Yani google açısından bu bloglar birbirinden tamamen bağımsız siteler. Her birinden gelen link, google için ayrı bir oy demek. Bu networklere göndereceğiniz yazılarda anahtar kelimelerinizle vereceğiniz linkler çok değerli. Çünkü;

1. Makaleler, sıralamada birinci sayfada yer almak istediğiniz kelimeler düşünülerek konu ile alakalı yazılar oluyor
2. Makalede yer alan anchor text ler, sizin anahtar kelimelerinizden oluşuyor.

Ancak bu çalışmaların işe yaraması için çok önemli noktalar var;

1. Bloglara göndereceğiniz yazıların hepsi özgün olmalı. Yani bir makale yaz hepsine aynısını gönder yaparsanız, hem google bu yazıların sadece ilk rastladığındaki linklerinizi sayar hem, sizin ne yaptığınızı anlayıp sizi cezalandırabilir.
2. Yazılarınız aynı temalardaki (konu tipi) bloglarda yer almasında büyük fayda var. Konusu avukatlık olan bir blogda, zayıflama ile ilgili bir yazıya hem blog sahibi tepki gösterecektir, hem de google fena halde kuşkulanıp, sizin yapay bir şekilde link almaya çalıştığınızı düşünecektir. Bu durum sandbox’a (kum torbası) düşmenin en büyük nedenlerinden biridir.

Profil linkleri. Bir diğer doğal yöntem, forumların üyelerine ait profil sayfalarında linkinizi yayınlamak. Bunun için yapmanız gereken, foruma üye olmak ve size tahsis edilen profil sayfasında anahtar kelime eşliğinde linkinizi yayınlamak. Özellikle domaini yüksek PR değerine sahip forumlarda bu çalışma çok güzel netice vermekte.

Ancak forum yöneticileri giderek artan forum spamcıları karşsında çok dikkat ediyor. Bu işi kuralına uygun yapmazsanız, açtığınız hesabı hemen siliyor. Yani google bu seferde avantajlı konumda, kendi yapacağı kontrol işini forum yöneticilerine gördürüyor.

Doğru kelime seçimi. Doğru olan makalenin bir anahtar kelime hedef alınarak yazılmasıdır. Ancak google da ilk sayfayı hedeflediğiniz kelimenin seçiminde çok dikkatli olmalısınız. Örnek olarak, hedef konumuz ipad olsun. Ve makalemizin anahtar kelimesi olarak ipad kelimesini seçmiş olalım. Bu durumda fena halde hata yaptınız demektir. Google.com a girerek ipad kelimesinde arama yaptığınızda, karşınıza 174,000,000 (yazı ile yüzyetmişdört milyon) sonuç çıkmakta. Yani sizden başka bu kelimeyi hedefleyen 174 milyon sayfa daha var. Diyebileceğim tek şey Allah yardımcınız olsun.

Peki, bu kadar çok rekabet var ipad konusunda ziyaretçi almak için hiçmi ümit yok? Elbette var. Tek yapmanız gereken doğru yöntemlerle kelime araştırması yapmak. İşi bir bilen olarak kelime araştırması yaptığımızda karşımıza ilginç kelimeler çıkıyor;

Yazıyı toparlarsak, google ziyaretçi göndermiyorsa, oyunu kuralına göre oynamıyorsunuz demektir. Mutlaka off page alanında çaba göstermelisiniz. On page faktörleri elinizden geldiği kadar lehinize çevirmelisiniz. Eğer bu konularda zorluk çekiyorsanız size tavsiyem seo ürünleri sayfamızı ziyaret etmeniz.


alıntıdır - kaynak : http://seo.notdefteri.gen.tr/makale/...gondermiyorsun