--
-- Tablo yapısı : `haber`
--
DROP TABLE IF EXISTS `haber`;
CREATE TABLE `haber` (
`id` int(11) NOT NULL auto_increment,
`hadi` varchar(100) NOT NULL default '',
`hust` text NOT NULL,
`htam` text NOT NULL,
`manbas` text NOT NULL,
`htarih` datetime NOT NULL default '0000-00-00 00:00:00',
`hmanset` smallint(2) NOT NULL default '0',
`hkat` int(5) NOT NULL default '0',
`hres` varchar(100) NOT NULL default '',
`hhit` int(10) NOT NULL default '0',
`album` smallint(2) NOT NULL default '0',
`anasayfa` smallint(2) NOT NULL default '0',
`hyorhit` int(11) NOT NULL default '0',
`video` smallint(2) NOT NULL default '0',
`video_kod` text NOT NULL,
`man_res` varchar(50) NOT NULL,
`tav_hit` int(11) NOT NULL,
`sur` smallint(6) NOT NULL default '0',
`sur_resim` varchar(50) NOT NULL,
PRIMARY KEY (`id`),
FULLTEXT KEY `hadi` (`hust`,`htam`)
) ENGINE=MyISAM AUTO_INCREMENT=34 DEFAULT CHARSET=latin5 AUTO_INCREMENT=34 ;
--
-- Tablo döküm verisi `haber`
--
INSERT INTO `haber` (`id`, `hadi`, `hust`, `htam`, `manbas`, `htarih`, `hmanset`, `hkat`, `hres`, `hhit`, `album`, `anasayfa`, `hyorhit`, `video`, `video_kod`, `man_res`, `tav_hit`, `sur`, `sur_resim`) VALUES (1, 'Banada Haber Geldi', 'Benzer ihbarlar bana da geldi', '2004de ABD Büyükelçisi Eric Edelmana, TSKda darbe hazırlığına ilişkin ihbar mektubu gönderilmesi tartışmalarıyla ilgili olarak dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök kritik bir değerlendirmede bulundu.\r\n\r\nBenzer ihbar mektuplarının kendisine ve diğer kurumlara da gönderildiğini açıklayan Özkök, Hürriyete, şunları söyledi: \r\n\r\nDeprem bile ihbar ettiler \r\n\r\nÖnemli olan devlet ciddiyeti ile bunların ne kadarının dikkate alınması gerektiğidir. Bilgisi belgesi, imzası ve delili olmayan mektuplar ciddiye bile alınmaz; alınmamalı. Böyle o kadar çok mektup gelir ki. Size inanılmaz bir şey anlatayım; bırakın darbeyi yarın zelzele olacak diye ihbar mektubu gönderenler bile var. Hatta, o gönderenlerden biri bunu sonunda tesadüfen tutturmuş. Sonrasında bana, Bakın efendim zelzeleyi bilen ihbar mektubu var dediklerinde, gülüp geçmiştim. Bilim var, akıl var. Böyle şey olur mu? \r\n\r\nEdelman karıştırılmış\r\n\r\nŞimdi de bir şekilde dönemin Amerikan Büyükelçisi Eric Edelman karıştırılmış. Tahmin ediyorum blogda başlayan konu buralara kadar geldi. Artık iş o hale geldi ki devlet ciddiyeti, bilgi ve objektiflikten uzak yorumlar yapılıyor. Bu tür mektuplar zamanında bana da gönderildi. Önemli olan devlet ciddiyeti ile bunların ne kadarının dikkate alınması gerektiğidir. Bunlar, TSKda imzasız kaale alınmaz ve işlem yapılmaz. Bilgi ve delile dayanmayan her ihbar mektubu işleme alınırsa ne kişilerin, ne de kurumların birbirine güveni kalır.\r\n\r\n2003-2005 yıllarında ABDnin Ankara Büyükelçisi olan Eric Edelman, kendisine sahte darbe belgeleri getirildiğini açıkladı. Edelman, Washingtonda Hürriyete şunları söyledi: Elle yazılmış bir mektup fotokopisiydi. Üzerinde herhangi bir güvenlik sınıflandırması ya da işareti yoktu. Bize söylenen Türk Ordusunun usulsüzlüklerini içeriyordu. Elçilik personelinden belgenin analiz edilmesini istedim. Kesinlikle sahte olduğunu rapor ettiler. \r\n\r\nAmerikalı diplomat J. K.\r\n\r\nBazı güvenilir kaynaklar ise o dönemde ABD Büyükelçiliğinde görevli J.K. isimli bir diplomatın, Büyükelçiliğe gelen bu mektubu daha sonra başkentte çeşitli noktalara ulaştırmada rol oynayabileceği iddiasında bulunuyor: O günlerde ihbar mektupları sadece Amerikalılara değil, bazı büyük ülkelerin büyükelçiliklerine de gidiyordu. Özellikle Amerikalı diplomat J.K. bu konularla çok ilgili idi. J.K., Edelmanın orijinalliğini kontrol için elçilik personelinden istekte bulunması sonrasında tanıdığı kişilere bunu ulaştırmış, onlar da TSKda bazı isimlere bunu taşımış olabilir.', 'banada İhbar geldi', '2010-07-07 06:21:01', 1, 11, '71108948.jpg', 31, 0, 1, 0, 0, '', '71108948.jpg', 31, 1, '71108948.jpg'),
(2, 'Türkiye Elektrik ve Elektronik Buluşması', 'Devlet kurumlarında yabancı televizyon çok zoruma gidiyor', 'Türkiye Elektrik ve Elektronik Buluşmasında Türk malı kullanımının kamuda teşvik edilmesi gündeme geldi. Zorlu Holding Başkanı Ahmet Zorlu, Ankarada bütün devlet kurumlarında yabancı marka televizyonları görüyorum. Çok zoruma gidiyor dedi. Sanayi Bakanı Nihat Ergün, yerli ürünün teşviki için çalıştıklarını açıkladı.\r\n\r\nELEKTRİK ve Elektronik Sanayi Strateji Belgesine son şeklini vermek amacıyla düzenlenen Türkiye Elektrik ve Elektronik Buluşmasında Türk Malı kullanımının kamuda ve bireysel tüketicilerde teşvik edilmesi gerektiği tartışıldı. Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu, Ankarada bütün devlet kurumlarında yabancı marka televizyonları görüyorum. Çok zoruma gidiyor. Türk işçisinin, Türk sanayisinin ürettiğini önce kendimiz tüketmeyi öğrenmeliyiz diye yakındı. Yerli ürünlerin teşvik edilmesi için çalışmaların yapıldığını söyleyen Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün ise, Milliyetçilik dediğimiz şey sadece slogan değil ki, milli ürünlerin kullanılmasında aynı hassasiyetleri göstermiyorsak bu lafların hepsi boş laflardır dedi. \r\n4-5 saat kapıda beklerdik\r\nDünyada üretim hacmi 6 trilyon dolara ulaşmış olan elektronik sektörünün Türkiyedeki gelişiminin 1980li yıllardan sonra hız kazandığını anlatan Zorlu, şöyle konuştu: 1980li yıllarda dövizimiz yoktu. Makine almaya giderdik, önce peşinatı öderdik. Kapalıçarşıdan parayı transfer ederdik. Adamlar bizi 4-5 saat kapıda bekletirdi. Ama çok şükür o insanlar şimdi bizi ziyarete geliyor, bizim yüzümüzü görüyorlar. Orta ve ileri teknoloji ürünlerin payı arttı ama istenen seviyelere ulaşmadı. Türkiyenin ileri teknoloji ihracatının 3 milyar dolar seviyesinde kaldığını görüyoruz. 102 milyar dolarlık toplam ihracatın sadece yüzde 3ünü yüksek teknoloji ürünler oluşturuyor. Dünyada Ar-Geye 180 milyar dolar harcanıyor. Bu oran Türkiyenin Ar-Geye ayırdığı kaynağı artırması gerektiğini gösteriyor.\r\nKamu da teşvik edilecek\r\nSanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün ise, yerli ürün kullanımının teşviki konusunda bazı çalışmalar yaptıklarını açıkladı. Kamu alımlarında Türkiyede üretilen ürünlerin alınmasında ve kullanılmasına özel önem verilmesi gerektiğini ifade eden Ergün, şunları söyledi: Türk ürünler yüzde 15 pahalı olsa bile tercih edilmesi için Başbakanlık genelgesi gönderildi. Ayrıca bireysel ürün kullanımında da buna önem vermeliyiz. Tüketici eğilimlerini kendi ürünlerimize çevirmemiz doğru birşeydir. Milliyetçilik dediğimiz şey sadece slogan değil ki, milli ürünlerin kullanılmasında aynı hassasiyetleri göstermiyorsak hamasi lafların hepsi boş laflardır.\r\nAlışkanlık, statükoculuktur\r\nGelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin sürdürülebilir büyüme sağlamalarında elektrik ve elektronik sektörünün temel bir unsur olarak öne çıktığını aktaran Nihat Ergün, Türkiyenin, artık kendi ürünlerini, modellerini, markalarını oluşturması ve daha yüksek katma değerli üretime geçilmesi gerektiğini vurguladı. Ergün, şunları dile getirdi: Türkiyenin mevcut teknolojiyi başarı ile tatbik ettiği gibi, önümüzdeki dönemde öncü ve özgün ürünler de üretmesi gerekiyor. Bu sektöre ayrı önem veriyoruz. Türk firmalarının dünya tüketicilerinin tercihlerine yön verecek ürünler üretmeleri gerekiyor. Alışkanlıklarımızı gerektiği zaman terk etmekten çekinmeyelim. Alışkanlıklarda diretmek vefa değil, statükoculuktur.\r\n\r\nCep telefonu kaçtı elektrikli araçlarda söz sahibi olalım\r\n\r\nSON derece dinamik bir sektörün sağladığı avantajlardan yararlanmanın yolunun üretim anlayışını değiştirmekten geçtiğini vurgulayan Sanayi Bakanı Nihat Ergün, şu değerlendirmeyi yaptı: 1990lı yıllardan itibaren cep telefonu kullanımının ciddi oranda arttığını görüyoruz. 2002 yılının sonunda, ülkemizde 23 milyon cep telefonu abonesi mevcutken, bu sayı bugün 63 milyon civarında. Bir telefon birkaç yıl içinde özelliklerini büyük ölçüde yitiriyor. Bu dinamik ortamda, birkaç yıl içinde yeni bir telefon daha satmanız mümkün. Türkiye olarak, böyle bir pazarda kendi ürünlerimizle var olabilseydik çok daha iyi olmaz mıydı? Finlandiya gibi bir ülke, dünya çapında bir marka çıkarabiliyorsa, Türkiye neden çıkaramasın? Şimdi hep birlikte öyle bir iş kültürü oluşturmalıyız ki, önümüze çıkan yeni fırsatları kaçırmayalım. Yeni döneme elektrikli araçlar damga vuracaksa, Türkiye elektrikli araçlarda söz sahibi olmalıdır.\r\n\r\nElektrik-elektronik ihracatı 45 milyar dolara yükselecek\r\n\r\nOTOMOTİV ve makine gibi sektörlerde yaşanan gelişmelerin, elektrik-elektronik sektörü için de önemli fırsatlar doğurduğunu belirten Sanayi Bakanı Nihat Ergün, şöyle konuştu: Dünya genelinde, 2008 yılında elektrik-elektronik sektörünün toplam ihracatı, 2.78 trilyon dolara ulaştı. İhracatımızdaki hızlı yükselişe rağmen, dünya ihracatından aldığımız pay sadece yüzde 0.37. Bu nedenle, bütün firmalarımız ihracata daha ayrı ve özel bir önem vermeli. 10 milyar dolar ihracatı olan sektörün, 2023 yılında 45 milyar dolar ihracat yapmasını hedefliyoruz. Özellikle beyaz eşya ihracatında oldukça başarılı durumdayız.\r\n\r\nHammadde ithalatı bitmiş maldan daha zor\r\n\r\nKAYSERİ Sanayi Odası Başkanı Mustafa Boydak, elektrik ve elektronik sektörünün katma değer üreten sektörlerin başında geldiğini belirterek, Son 2 yıllık süreçte piyasalara elektrik ve elektronik sektörüyle ilgili olumsuz ürünlerin girdiğini ve bu ürünlerin piyasayı olumsuz etkilediğine şahit oluyoruz. Piyasa denetim ve gözetim noktasında hammadde ithalatı yapmak zor, bitmiş malı ithal etmek kolay. Hammadde ithal etmemiz gümrük vergilerine tabi. Bu bizi ve sektörü tam olarak tatmin etmiyor dedi. İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri (İMMİB) Yönetim Kurulu Üyesi Hüsamettin Kavi de, bu alanda Korenin ön plana çıktığını bunun da, kamu-özel sektör işbirliği ile sağlandığını aktardı.\r\n\r\nKOBİler birleşerek Ar-Ge merkezi kuracak\r\n\r\nELEKTRİK-elektronik sektörünün temsilcilerinin sorunlarını dinleyen Sanayi Bakanı Nihat Ergün, çözüm önerilerine de değindi. Ergün, alınacak önlemleri şöyle anlattı: \r\nSektörün öncelikli talepleri arasında yer alan yüksek gerilim ve yüksek güç laboratuvarı kurulması konusunda TSE gerekli planlamaları yaptı ve ilgili kurumlarla görüşmeleri sürdürüyor. \r\nSektörde kullanılan merdiven altı üretim ve özellikle Uzak Doğudan gelen ürünlerle ilgili şikayetler bakanlığımızın gündeminde bulunuyor. \r\nTrafo üretiminde kullanılan soğutucu yağlardan alınan ÖTV oranının yüksekliğiyle ilgili sıkıntıların da farkındayız. \r\nAr-Ge merkezi kurulması için 50 tane Ar-Ge personel şartının daha aşağılara çekilmesi için çalışmalar sürüyor. \r\nKOBİlerin birleşerek Ar-Ge merkezi kurmalarının da önünü açma çalışmaları sürüyor.\r\n\r\nPortakal sıkacağını yıllardır kullanıyorum\r\n\r\nTÜRK mallarının kullanılmasını teşvik etmek amacıyla bir örnek veren Nihat Ergün, Bir alışveriş merkezinde dolaşırken, çocuklar istediği için elektronik olmayan bir portakal sıkacağı aldım ve markasına dikkat etmedim. Eve götürdüğümde yalnızca bir kez kullanabildim. Daha sonra baktım ki Çin malıymış. Yani 1 portakal sıkımlık ürünler Türkiye pazarına girmiş. Sonra Türkiyede üretilen bir ürünü aldık ve yıllardır kullanıyoruz diye konuştu.', 'türkiye elektrik ve elektronik buluşması', '2010-07-07 08:49:59', 1, 1, '17912130.jpg', 26, 0, 1, 0, 0, '', '17912130.jpg', 26, 1, '17912130.jpg')
`htam` text NOT NULL, acaba buradanmı bir değişiklik yapmalıyız...
'' ' " tırnak işaretlerini kabul etmiyor sql