Konuya verdiğiniz cevaplar için öncelikle teşekkür ediyorum.
Şimdi elektronik cihazların çektiği enerji yanında bir de yaydığı enerji yok mu (elektronikçilerimiz daha iyi yorum yapacaktır elbette). Herşeyin bir kapasitesi var, Dünyanın yaradılış gereği etrafındaki diğer gezegenler vs hepsi bir yörüngede. Uydumuz ay ise bizden yer yıl 4 cm uzaklaşıyor ve bu uzaklaşma her geçen yıl daha da artarak devam ediyor. Bunu elektronik aletlere bağlamak yanlış tabi fakat atmosferin delinmesindeki etkenler arasında kullandığımı parfümler bile etki ettiğine göre kullandığımız elektronik cihazlar da dünyanın dengesine çomak sokuyor olamaz mı.
Hemen şöyle cevaplar gelmesin e kullanma o zaman bilgisayar. Konuya 5 cevap geldi ve yorumlara açık cevaplar geldi güzel bir konu tartışılsın istiyorum.
Neyse konuya dönecek olursak. Bizim kullandığımız dijital cihazlar okyanusta bir kum tanesi gibi, fakat bilim adamlarının doğayı inceleme adına yaptıkları onca şey ve onca kullanılan dijital sistemler bir statik elektrik üretip itme gücüne güç katıyor ve denge bozmaya başlıyor olamaz mı...
Müdür dünyanın manyetik gücünü şu andal kullandığımız aletler ile bozamazsın. Yani merak etme her ne kadar insanoğlunun çevreyi değiştirebildiği iddia edilse de aslında iş o kadar basit de değil. Küresel ısınma diye yaygara vardı. Ama kimse son buzul çağından çıkma yani dünyanın ısınma periyodunda olduğunu söylemiyordu. Biz olsak da olmasak da dünya ısınacak ve soğuyacak bu döngü binlerce yıldır böyle gidiyor. Bakın bu sene izlanda da bir volkan patladı temmuz ortasına kadar yağmurdan selden kurtaramadık kendimizi. Çünkü izlanda daki kıçı kırık bir volkan bile dünyadaki tüm insanlardan daha fazla partikül salabiliyor atmosfere. Dondurucu bir kışa da hazırlıklı olun. Çünkü volkan püskürmelerinde atmosfere yüksek oranda sülfürdioksit salınır. Ve bu sülfürdioksit abimiz güneş ışınlarını atmosferin üst katmanlarından geri yansıtır. Yani karbonun yaptığının tam tersini yapar.
Dünyanın dengesini bu kadar hızlı bozabilecek kadar güçlü görme insanoğlunu. Dünyanın çekirdeğinde ne boyutta erimiş demir ve metal var hiç düşündün mü? Bu söylediklerin dünyanın sigortasını attırmaz merak etme. Çünkü dünyanın sigortasını attıracak kadar yoğun bir manyetik alan oluşsa sen ben hepimiz o alanın içinde mahvoluruz. Dünyanın sigortasını attıracak kada büyük manyetik alan dünyanın sigortasından önce kendi sigortasını arttırır. Dünya senin elinde çalışan tüm aletlerind ayanabildiğinden daha fazlasına dayanır. O yüzden dünya için değil o cihazlar için endişe etsen daha iyi olur

))
AMA ŞİMDİ SİZE POTANSİYEL BİR FELAKET FİKRİNİ ANLATAYIM.
Bir çok bilim adamı bu yazdıklarımı olabilir buluyor. Hatta bununla ilgili nasanın önlem planları var ama şimdilik bu çok pahalı bir şey olduğu için henüz uygulamaya alınmamış.
Güneş lekelerini hepiniz bilirsiniz. Bu leker büyük güneş patlamalarının habercisidir. Güneşin yüzeyinde böyle büyük patlamaların belirli dönemlerle oluştuğu bilinen bir gerçek. Bu patlamalar sonucunda astronomik büyüklükte partikül ve radyasyon uzaya yayılır.
Normalde dünya çekirdeğinden gelen manyetik güç ile güneşten gelen radyasyon parçaçıklarını ve manyetik enerjiyi iter ve bizi korur. Biz sadece kutuplardan atmosfere değebilen parçacıkların çıkardığı kuzey ışıklarını görebiliriz.
Ama Carrington olayı denilen bir vaka söz konusu. 1859'de Cannington adlı bir astronom güneş lekeleri keşfetmiş. Ve bir kaç gün sonrada tüm dünya çapında telgraf tellerinin eridiği tespit edilmiş. Dünyanın bir çok yerinde telgraf hatları tamir edilmek ya da yenilenmek zorunda kalmış.
Sebebi güneşin her zamankindan çok daha büyük patlamalar ile dünyanın filtreleyemeyeceği büyüklükte manyetik alanlar oluşturması. Bu alanlar metal ve manyetik cisimler ile temas ettiğinde büyük bir ısı oluşturuyormuş.
Şimdi bu devasa patlamaların yeniden olma riski var. Eğer olursa bütün dünya ortaçağa geri döner. Çünkü tüm elektrik santrallerindeki elektrik türbinleri devasa birer elektrik motorudur. Bunların çalışanlarının (hepsi 24 saat çalışır) hepsi eriyecek. Tüm enerji nakil hatları eriyecek. Çalışan tüm elektrikli ev aletleri buzdolabı, televizyon, bilgisayar, fön makinesi, jeneratör, cep telefonları, baz istasyonları, telefon hatları, UYDULAR, uydu alıcılar,telsizler vs...
İlk kaybedeceğimiz şey uydular olacak. Gps, haberleşme, internet, telefon... Her şey çökecek...
İşin daha kötü tarafı. Dünyada elektrik türbini üreten yani elektrik santrallerine türbin üreten firma sayısının bir elin parmaklarını geçmemesi. Bunların da yıllık üretme kapasiteleri sınırlı. Şu anda bile baraj inşaatına başlayanlar sipariş verip bir kaç yıl sonra teslim alıyorlar.
Eğer tüm enerji hatları ve elektrik türbinleri çökerse tüm dünya elektrik türbini satın almak için sıraya girecek. Ve bu şirketler kısıtlı üretimlerini arttırsalar bile önce çok para veren zengin ülkere teslimat yapacaklar. Bu da bir çok geri kalmış ve gelişmekte olan ülke için bu orta çağ yaşantısının yıllarca sürebileceği anlamına geliyor.
Konu ile ilgili güneşe daha yakın yerlere uyduların yerleştirilmeleri ve erken uyarı sistemi kurulmasına ilişkin projeler var. Eğer bir erken uyarı sistemi olursa manyetik alan dünyaya ulaşmadan tüm uyduların enerji nakil hatlarının gücünün kesilmesi ve manyetik alan geçene kadar zarar görmemelerinin sağlanması ile ilgili projeler var. Ama bunların hepsi sadece proje yapılmış herhangi bir şey yok.
Yani yarın güneş patlamaları olursa akşam ortaçağa hoşgeldin partisi verebiliriz...