Dövme konusu adı altında - Dövme Nedir?
- Dövmenin tarihi
- Günümüzde dövme
- Dövme yaptırmadan önce bilinmesi gerekenler
- Dövme yaptırdıktan sonra bilinmesi gerekenler
- Dövmenin yapılışı
- Dövmenin bakımı
- Dövme sildirme (Lazerle dövme sildirme vs.)
- Dövme ve İslam Dini, Dövme yaptırmak günah mı?
Dövme Nedir?
Dövme Türk Dil Kurumumuzda "Vücut derisi üzerine iğne vb. sivri bir araçla çizilmek ve içine renk veren maddeler konulmak yoluyla yapılan yazı veya resim." olarak açıklanmıştır. Sözlükte dövme bu şekilde geçer fakat yeterli değildir.

Bizlere göre Dövme, vücuda uyumlu boya maddelerinin bu iş için üretilen cerrahi metal cihazlarla insan vücudu üzerine işlenen motif yada desendir.
Dövme, kimi zaman bir harf, bir isim ya da bir sembol olarak karşımıza çıkar. İnsanların dövme yapma amacı belki duygularını dışa vurum belkide süs ya da gösteriş amaçlıdır. Ama dövmenin çok eski zamanlardan beri insanoğlunun kendini ifade etme sanatı ya da yöntemi olduğu kesin.
Dövme makinesi ve bütün parçaları paslanmaz cerrahi çelik olmak zorundadır. İğneler de aynı metaldan üretilmeli ve tek kullanımlık olmalıdır. Dövme yaparken kullanılan pota ve eldivenlerde tek kullanımlıktır. Gerçek dövme boyaları Dünya Sağlık Örgütünden (WHO) onaylı ve vücuda uyumluluğu test edilmiş ve onaylanmış boyalardır.
Bazı kendini dövme sanatçısı olarak adlandıran kişiler sağlıklı dövme boyası yerine rapido, dolmakalem mürekkepleri kullanırlar. Bunlardan kesinlikle uzak durmanız gerekmektedir. Dövme yaptırırken mutlaka hijyenik stüdyolar ile çalışılmalıdır.
Günümüzde yapılan kazı vb. çalışmalarda çok eski zamanlara ait insanların toprak altı
ndaki kalıntılarında, vücutlarında dövme olduğu ortaya çıkmıştır çoğu kez. Örneğin: Mısır mumyalarında çoğu kez dövmeye rastlandığı belirtilmektedir. O dönemde insanlar dövmeyi bir statü sembolü olarak kullanmalarının yanı sıra, dövmenin onları kötü ruhlardan, hastalıklardan, büyülerden koruduğuna inanırlarmış. Günümüzde ise simgesellikten öte vücut estetiği olarak görülmektedir dövme. Avrupa dilleri, dövme karşılığı olan tattoo sözcüğünü Tahiti dilindeki tautau’dan almıştır. Dövme 20. yüzyılın başlarından sonra, özellikle denizciler arasında yaygınlık kazandı. Romantik duyguları, yurtseverliği ya da dindarlığı belirtmek amacıyla dövme yaygın olarak kullanıldı... Dövme yapımının ayrıntılı açıklaması için tıklayın Dövmenin Tarihi Dövme, kimi zaman bir harf, bir isim ya da bir sembol olarak karşımıza çıkar. İnsanların dövme yapma amacı belki duygularını dışa vurum belkide süs ya da gösteriş amaçlıdır. Ama dövmenin çok eski zamanlardan beri insanoğlunun kendini ifade etme sanatı ya da yöntemi olduğu kesin. Hintliler, Japonlar, Amerika Yerlileri ve Afrika'daki bazı kabileler dövmeyi bir süs olarak yaparlar. Bazı topluluklarda dövmenin hastalıklara ve kötülüklere karşı koruyucu olduğu inancı da yaygındır. Bazı toplumlarda dövmenin yapılış amaçlarından biri de kişinin ait olduğu grubu belirtmek ya da yaşadığı topluluk içindeki konumunu göstermektir. Dövme yapma geleneği hayli eskidir. İÖ 2000'lerde Eski Mısır toplumunda dövmenin yapıldığı mumyalardan anlaşılmıştır. Mısırlıların dışında Britonların, Galyalıların ve (X)Trakların da dövmeleri vardı. Eski Yunanlılar ve Romalılar, "barbarlara özgü bir uğraş" saydıkları dövmeyi suçlulara ile kölelere yaparlardı. Hıristiyanlık inancında dövme yasaklanmıştı. Buna karşın ilk Hıristiyanlar, bedenlerine Hz. İsa'nın adını ya da haç desenleri taşıyan dövmeler yaptırmışlardır. Aradan yüzyıllar geçince Avrupalılar dövmeyi unuttular. 18. yüzyıl sonlarında denizaşırı gezilerde Amerika Yerlilerinde ve Polinezyalılarda dövmeyle yeniden karşılaştılar. Avrupa dilleri, dövme karşılığı olan tattoo sözcüğünü Tahiti dilindeki tautau’dan almıştır. Dövme 20. yüzyılın başlarından sonra, özellikle denizciler arasında yaygınlık kazandı. Romantik duyguları, yurtseverliği ya da dindarlığı belirtmek amacıyla dövme yaygın olarak kullanıldı ve günümüzde de kullanılmaktadır. Ama hijyene önem verilmediği ve AIDS gibi bazı hastalıkları bulaştırdığı gerekçesiyle dövme yapmaya yasal sınırlamalar getirilmiştir. Günümüzde Dövme Günümüzde dövme özellikle Avrupada çok yaygındır. Dövme kentsel yaşamda, özellikle gençler arasında giderek daha fazla popüler olma yolundadır. Dövmenin genel amacı dışarıdan bakıldığında estetik ya da süslenme olarak görünse de altında sosyo-psikolojik nedenlerde yatmaktadır. Aslında dövme yaptırma isteğinin altında insanlara kendi kişiliği hakkında mesaj vermek, etkilemeye çalışmak, diğerlerinden farklı görünmek, gençlerde kendini kanıtlama ya da dikkat çekmek şeklinde gözlenebilir. Günümüzde yapılan kazı vb. çalışmalarda çok eski zamanlara ait insanların toprak altındaki kalıntılarında, vücutlarında dövme olduğu ortaya çıkmıştır çoğu kez. Örneğin: Mısır mumyalarında çoğu kez dövmeye rastlandığı belirtilmektedir. O dönemde insanlar dövmeyi bir statü sembolü olarak kullanmalarının yanı sıra, dövmenin onları kötü ruhlardan, hastalıklardan, büyülerden koruduğuna inanırlarmış. Günümüzde ise simgesellikten öte vücut estetiği olarak görülmektedir dövme. Dövme yaptırmadan önce bilinmesi gerekenler Dövme yaptırmayı düşünüyorsanız ilk olarak ele alacağınız konu hijyen olmalıdır. Malum günümüzde yeni yeni hastalıklar türüyor ve bunlar kana karışarak insan vücuduna bulaşıyor ve insan hayatını bir anda alt üst edebiliyor. Nerede dövme yaptırmaya karar vermeniz için en önemli kriter yaptıracağınız yerin sterilizasyon'a ne kadar önem verdiğidir. Olması gereken koşullar nedir diye sorarsanız size en önemli 3 sterilizasyon önlemi olarak şunları söyleyebiliriz: iğnelerin değişmesi, makine uçlarının sterilize edilmesi ve kullanılan boya kaplarının tekrar kullanılmaması. Bu 3 etken çok önemlidir.
Sterilizasyon aşamasını geçip dövmeyi yaptıracağınız stüdyoyu doğru seçtikten sonra þunu unutmamalısınız ki yaptıracağınız dövmeyi ömür boyu vücudunuzda taşıyacaksınız. Günümüzde lazerle dövme sildirme işlemi yapılsada gerektği kadar verim alınamamakla birlikte maliyetlerinin çok yüksek olduğunu belirtmek isteriz. Bu sebepten ötürü dövme yaptırmaya kesin karar vermeli, ne yaptıracağınızı ve vücudunuzun hangi bölgesine yaptıracağınızı iyi düşünüp karar vermeniz gerekmektedir. Ayrıca ergenlik döneminde insanların kararsız ve heyecanlı bir kişiliği olmasının yanında vücut gelişimlerinin tam olarak tamamlanmadığı için bu dönemde dövme yaptırmak pek mantıklı değil. Çünkü ergenlik döneminde vücut gelişir, deri üzerindeki dövme de bu gelişim evresinde şekil ve görünüm kaybına uğrayabilir. Dövme yaptırmadan önce çoğu kişinin aklına dövmenin günah olup olmadığı konusunda bir soru işareti gelir. Bu sorunun cevabını Dövme ve İslam dini sayfamızda bulabilirsiniz. DÖVME YAPTIRDIKTAN SONRA bilinmesi gerekenler İyi bir dövmeye sahip olmak için ilk adım olan iyi bir sanatçıya dövmenizi yaptırmak kadar yaptırdıktan sonra bu çalışmayı korumakta - bakmakta çok önemlidir. Çünkü dövmenize ne kadar bakarsanız o kadar dikkat çeker, daha iyi görünür. Dövme yapıldıktan sonra ilk 1 hafta yapılan bakım çok önemlidir. Dövme çalışmasını takiben 3 gün süreyle yüzeyin suyla temas etmemesi en önemli kuraldır. Dövme iğneleriyle tahribata uğrayan cildiniz bu dönemde her türlü enfeksiyona açık olur. Her ne kadar bir yara olarak görünmesede o bölgeye yaralıymış gibi özen göstermeniz gerekir. Çünkü küçük iğne darbeleri ile kanama ve ödem oluşmuş bu alanı vücut yara olarak algılayıp iltihabı savunma hücreleri ile onarıma geçiyor. Dolayısı ile iyi korunmadığında her yarada olabileceği gibi bu bölgenin de infekte olması riski fazla. İnfekte olan dövme istediğiniz görüntüden sizi uzaklaştırır. Suyla temas, hasarlı bölgede açılma oluşturabileceği gibi, su içindeki olası mikropları da taşıyabilir. Bu nedenle en az üç gün sudan olabildiğince koruyun. Bunu en iyi yolu, antibiyotikli bir merhemi dövme alanına yoğun bir şekilde sürmek ve 3-5 gün süre ile üzerini hafifçe sarmak. Bu işlemi günde üç kez tekrarlamalısınız. İlk haftadan sonra sargı kullanmadan merhem sürme işlemine devam edebilirsiniz. Yaranız artık iyileşmeye başladı. Bu süre yara(dövme) büyüklüğüne, ve vücut yapınızın özelliğine bağlı. Yaranın iyileşmesi kabuklanma ve kabuk atma şeklinde olacaktır. Her merhem sürme işleminde merhem ile birlikte kabuklar da yavaş yavaş çıkacaktır. Bu nedenle kuvvet uygulayarak, kopararak kabukları soymaya çalışmayın. Bu süre içinde yara kabuğunun gerilmesine bağlı olarak o bölge derisinde gerilme kaşınma olabilir. Bir ay süresince güneşle direkt temas etmemesine özen göstermeniz gerekli. Çünkü dövme yaptırdığınız bölge vücuttan daha koyu renkli ve hala daha hassas. Dolayısıyla güneş ışığından daha fazla etkilenecek, bu da rengin solmasına, henüz tam iyileşmemiş cildinizin hasar görmesine yol açacaktır. Bir ay sonunda artık gururla dövmenizi arkadaşlarınıza gösterebilirsiniz. Ancak unutmayın; iyi bir dövme için bakım sürekli olmalı. Tıpkı cildiniz, saçlarınız gibi. Dövme yapılan bölgeyi iyi nemlendirir, güneşe karşı iyi korursanız her zaman ilk yapıldığı andaki gibi canlı kalacaktır. DÖVMENİN YAPILIŞI Dövme, deri tarafından tümüyle yok edilemeyen bir boyanın bir teknikle alt deri yüzeyine kadar işlemesiyle oluşur. Alt deriye ulaşmak için kullanılan makine sivri ucuyla vücuda küçük delikler ve yarıklar oluşturur. Açılan bu delik ve yarıklara makine ile boya maddesi enjekte edilir. Dövme yapılırken genellikle kullanılan boya maddesi istir. İsle birlikte çivit, antimuan tozu, kavrulup dövülmüş kemik tozu, çeşitli bitki özleri, safran ve kına da kullanılır. Bu malzemelere göre deride beliren izler kırmızıya yakın bir tonda olabilir.
Dövme yapılırken yapılan kişiye, işlemin yapıldığı sırada acı verir. Bu acıyı az ya da çok diye tarif etmek doğru olmaz. Çünkü her insanın acı eşiğinin farklıdır. Dövme yapıldıktan sonra bakımı vs.. için yapılan mevsim çok önemlidir. Dövme için en uygun mevsim ilkbahar sayılabilir. Dövmenin yapılış süresi kullanılan iğnelerin sayısına ya da yapılan dövmenin boyutuna göre değişir. İğne vuruşlarının yapıldığı yerden çok az miktar kan çıkar ve boya deri altına geçer. İğne vuruşlarına bağlı olarak dövme yapılan bölgede kızarıklıklar ya da şişlikler görülebilir. Bu şişlikleri takiben o bölgede yaralar ya da kabuklanmalar oluşur, bu kabuklanmaların iyileşmesiyle dövme ortaya çıkar.
Dövme makinesi (Tattooo gun) Dövme yapmada isin yanı sıra kül, çivit, antimuan tozu, kibrit tozu, güherçile, kavrulup dövülmüş kemik tozu, çini mürekkebi, susam yağı, çeşitli bitki özleri, safran, hayvan ödü ve kına katkı maddesi olarak kullanılır... Anne sütü temel karışım sayılır... Bazı yöreler de ise ateşte kızdırılan iğne, koyun ve keçinin öd kısmından alınan suya batırılarak, yüzün ve vücudun muhtelif bölgelerine küçük küçük delinerek işlenir... Dövme yapılırken kaydedilen görüntüleri izlemek için Dövme Videoları sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. DÖVMENİN BAKIMI İyi bir dövmeye sahip olmak için ilk adım olan iyi bir sanatçıya dövmenizi yaptırmak kadar yaptırdıktan sonra bu çalışmayı korumakta - bakmakta çok önemlidir. Çünkü dövmenize ne kadar bakarsanız o kadar dikkat çeker, daha iyi görünür. Dövme yapıldıktan sonra ilk 1 hafta yapılan bakım çok önemlidir. Dövme çalışmasını takiben 3 gün süreyle yüzeyin suyla temas etmemesi en önemli kuraldır. Dövme iğneleriyle tahribata uğrayan cildiniz bu dönemde her türlü enfeksiyona açık olur. Her ne kadar bir yara olarak görünmesede o bölgeye yaralıymış gibi özen göstermeniz gerekir. Çünkü küçük iğne darbeleri ile kanama ve ödem oluşmuş bu alanı vücut yara olarak algılayıp iltihabı savunma hücreleri ile onarıma geçiyor. Dolayısı ile iyi korunmadığında her yarada olabileceği gibi bu bölgenin de infekte olması riski fazla. İnfekte olan dövme istediğiniz görüntüden sizi uzaklaştırır. Suyla temas, hasarlı bölgede açılma oluşturabileceği gibi, su içindeki olası mikropları da taşıyabilir. Bu nedenle en az üç gün sudan olabildiğince koruyun. Bunu en iyi yolu, antibiyotikli bir merhemi dövme alanına yoğun bir şekilde sürmek ve 3-5 gün süre ile üzerini hafifçe sarmak. Bu işlemi günde üç kez tekrarlamalısınız. İlk haftadan sonra sargı kullanmadan merhem sürme işlemine devam edebilirsiniz. Yaranız artık iyileşmeye başladı. Bu süre yara(dövme) büyüklüğüne, ve vücut yapınızın özelliğine bağlı. Yaranın iyileşmesi kabuklanma ve kabuk atma şeklinde olacaktır. Her merhem sürme işleminde merhem ile birlikte kabuklar da yavaş yavaş çıkacaktır. Bu nedenle kuvvet uygulayarak, kopararak kabukları soymaya çalışmayın. Bu süre içinde yara kabuğunun gerilmesine bağlı olarak o bölge derisinde gerilme kaşınma olabilir. Bir ay süresince güneşle direkt temas etmemesine özen göstermeniz gerekli. Çünkü dövme yaptırdığınız bölge vücuttan daha koyu renkli ve hala daha hassas. Dolayısıyla güneş ışığından daha fazla etkilenecek, bu da rengin solmasına, henüz tam iyileşmemiş cildinizin hasar görmesine yol açacaktır. Bir ay sonunda artık gururla dövmenizi arkadaşlarınıza gösterebilirsiniz. Ancak unutmayın; iyi bir dövme için bakım sürekli olmalı. Tıpkı cildiniz, saçlarınız gibi. Dövme yapılan bölgeyi iyi nemlendirir, güneşe karşı iyi korursanız her zaman ilk yapıldığı andaki gibi canlı kalacaktır. DÖVME SİLDİRME (Lazerle dövme sildirme vs.)
Dövme sildirme işlemi;
Artık yıllar önce yaptırdığınız, görmekten sıkıldığınız ya da çeşitli sebeplerden ötürü dövmenizi sildirmek isterseniz bunun kolay bir yöntemi var. Lazer ile dövme sildirmek için kışın güneşin az göründüğü günler çok ideal. Eskiden klasik yöntemle yani deri soyularak dövme çıkarılmaya çalışılırdı fakat lazer ile dövme sildirme işleminde anestezi gerekmezsizin acısız bir şekilde 3-4 seansta dövmenizden kurtulmanız mümkün. Eski yöntemler çok acı verdiğinden anestezi altında deri soyulur ve uzun süre kapanmayan yaralar ve bununda sonrasında izler oluşurdu.
Lazer ile dövme sildirme işlemi anesteziye gerek duyulmadan, seanslar arası 4-6 hafta ve her seans süresi 10 dakika ile 1 saat arası değişen seanslarla yapılır. 3-4 seansta istenmeyen dövmelerinizden tamamen kurtulmanız mümkün olur. Bu işlem için en uygun mevsim kış mevsimidir, çünkü dövme sildirme işleminin yapılacağı yüzeyin güneşten uzak tutulması gerekir.
Lazerle dövme sildirme işlemine başlamadan önce konuyu uzman bir doktor ile görüşerek tedavi süreci hakkında detaylı bilgi almanız gerekmektedir.
Dövme ve İslam Dini, Dövme yaptırmak günah mı?
Dövmenin islam dinince haram - günah olduğunu ya da dövme yaptıran kişinin abdesti olmayacağını söylerler. Dövmenin abdest konusunda bir sorun teşkil etmediğini çok açık ve net bir şekilde belirtebiliriz. Çünkü; dövme derinin dışına değil, içine yapıldığından, abdeste, gusle ve ibâdete mâni teşkil etmez. Çünkü abdestte ve gusülde farz olan, derinin dışını yıkamaktır. Dövmenin islam dinince haram - günah olma konusunda Prof. Dr. Süleyman ATEŞ'in daha önceden Vatan gazetesinde yayınlanan köşesinde bir okurunun sorusuna cevap vererek yanıtlamıştır, şöyle ki: " Dövme Kuran'da geçmiyor. Bunun günah olup olmadığını nasıl öğreneceğim ? yada bunu günah olduğu nerede yazıyor ? Eğer bunu kötü amaçla yaptırmadıysam, bundan sonra namazıma Kuran okumaya devam edemeyecek miyim ? İnsanların bu konuda yanıldıklarını nasıl anlatacağım ?
Prof. Dr. Süleyman ATEŞ;
Dövme Kuran'da geçmez. Kuran'da Allah'ın yaratışını, doğal durumu değiştirmenin şeytan işi oldu belirtilir. İşte bu doğalı değiştirme konusunda Kuran tefsircilerinin çeşitli yorumları vardır. Tefsirciler, Nisa süresindeki bu ayeti açıklarken bazı Hadis'ler ( Peygamber'e nispet edilen sözler ) aktarırlar.
Bu rivayetlerden birinde Hz. Peygamber'in Kaşlarını inceltene, yüzünün kıllarını çekene, Dövme yapana ve yaptırana lanet ettiği belirtilir. Fakat bu, bir kişinin rivayetidir. Gerçekten Peygamber'in Böyle söylediğine şahsen ihtimal vermiyorum. Çünkü bu rivayet Kuran'a aykırıdır. Kuranda Peygamber'de insanları süslenmeye, güzel görünmeye teşvik etmektedir. Yüzünün kıllarını çekmek, kaşlarını inceltmek kadınların vaz geçemeyeceği Bir makyaj ve süslenme türüdür. Bilindiği gibi süslenmede zamana ve bölgelere göre değişir. Dövme İslamda mekruh ( hoş olmayan bir şey ) kabul edilir ama Kuran'ın haram saydığı, yapanların ve yaptıranların günahkar olacağı eylemlerden değildir. Hiçbirşey ibadete engel olamaz.
İbadette önemli olan gönülden Allah'a yönelmektir. Abdesttinizi alınız, namazınızı kılınız, dualarınızı yapınız. Allah ile bağlantınızı kesmeyiniz. İşte gerçeği öğrendiniz. Siz gönlünüze bakınız, Allah ile kul arasında aracı yokyur. Peygamber'imiz " Önce kendi vicdanınıza danışınız" buyurmuştur.