En doğrusu şu,
Gidersin sert adımlarla trak trak trak, traşsız ve dağınık olmak önemlidir.
Şöyle aniden bileğinden yakalarsın, ÇAT tokadı basarsın dişi kişiye.
Sonra bir nara; 'HAYT! YALANNNN!' Pardon başka bir şeyle karıştı, ne diyordum, tokatta kalmıştık.
Dişi kişiyi zorla sürüklersin ıssıza doğru. Dersin ki bu günden sonra benimsin. Sokağa yanlız çıktığını duymayayım bacaklarını kırarım. Öyle yeğen kuzen arkadaş dost tanımam benden başka erkek sinek yanaşırsa yakarım.
İşte ilişkiyi sağlam temellere oturtarak başlattık, sıra geldi kontrol ve takip kısmına.
Önce cep telefonuna ufak bir yazılım yükleriz. Ne olur ne olmaz dişi kısmına güven olmaz. Babalar kızını döver ki dizini dövmesin, kocalarda kafasını taşa vuracağına elinin tersini dişisine vursun. Olay budur.
Sonra 2 tanıdık vardiye usulu takip ettirilir. Bakalım ültimatomlara harfiyen uyuyor mu? Kısa giymek yok, dışarı tek başına gitmek yok, erkeklerle sohbet falan katiyen yok.
Bir kaç ay bu baskılı rejimle dişi kişi iyice hayatından bunalmış duruma gelip beyni ambele oldugunda, gözleri falan kaymış duruma geldiğinde anlarız ki artık olay kıvamını almıştır. Sıra evlenmeye gelmiştir.
Ne? Nasıl mı teklif edeceğiz diye mi sordunuz? Yok artık daha neler, erkek adamı öyle soru sormak bozar.. Olay şudur, yine bir sabah bir kutu ucuzundan çikolata (marka almayın karı milleti çabuk şımarır) alırsınız, gömleği ütüsüzde giyseniz olur bu bir mesajdır kız tarafına. Damatsak ezik değiliz şeklindedir bu mesaj. Akabinde kız evine gidilir, kalabalık olmak faydalıdır. Nüfus gücü ile karşıdan gelebilecek dirençler psikolojikman ezilir.
Hani halı almaya gidersinizde satıcı size bir dakikada 18 tane halı açar artık utanır bir tane satın alırsınız. O hesap bu kadar kalabalık gelinmiş verelim bari kızı ne yapalım dedirtirsiniz.
Sakın siz istemeyin bırakın ailenizden olabildiğince yaşlı birisi istesin. Hayır gibi bir cevap çıkarsa elinizi kana buladığınızda hakime söyleyecek bir bahaneniz olur.
Velhasıl kızı aldınız şimdi sıra en önemli aşamaya geldi. Ne? Gerdek mi? Pes yani hep aklınız makara kukarada be.. Ev eşyası düzmeye geldi diyoruz burada.
Ev eşyası düzülürken sakın ola 'hanım sen ne düşünüyorsun' diye sormak gibi bir abesle iştigal etmeye kalkışmayın. Erkek adam karar verir alır hanımıda onu korur ve kullanır. Esas olan budur. Perdenin rengine, oturma takımının şekline ve dahi bunlara hangi akrabaların kıçlarının oturacağına bir tek koca karar verir gerisi lafı güzaftır.
Komşuları da tek tek incelemek ve potansiyel sorunları en baştan elemek gerekir. Öyle fazla demokratik evlilikleri olan komşu çiftlerin karılarını eve aldırtmayın karınızında ahlakını bozdurmayın.
Bunlarla başlayan bir yuva bir ömür boyu kanlı bıçaklı gider. Haydi Allah mutlu etsin.