yazıyı yazan arkadaş,

kendini savunmaya alman çok üzücü.

söylediklerinin bir kısmında haklılık payı var. en başta hükümetimiz hatalı. çünkü israil'in hukuk, kural tanımayan bir devlet olduğu gerçeğini bildikleri ve tehditler savurduklarını gördükleri halde, gemileri bir başlarına oraya gönderdiler. keşke yanlarına donanmamıza ait 2-3 tane savaş zırhlısı verilseydi ve en azından israil'i, derdini diplomasi ile anlatmak zorunda bıraksalardı.

öte taraftan bir deniz feneri olayı yüzünden, toplumun geniş kesimlerinin nezdinde ak parti iktidarına ve yardım derneklerine duyulan güven darbe yedi. ki senin çıkışlarını ben, buna bağlıyorum. daha önce belirtmiştim; ihh adlı derneğin ak parti'ye mensup insanlarla dirsek temasında oldukları daha önce basına yansıdı. öyle ya da böyle, bu insanlar iyi niyetlerle yola çıktılar.

nasıl ki büyükelçilik ve konsolosluklar ait oldukları devletin toprağı sayılıyorsa, benzer şekilde uluslararası sularda yol alan bir gemi, bayrağını taşıdığı ülkenin toprak parçası sayılır. her tür saldırıdan korunmuştur. israil bu temel kuralı çiğnedi. ve nedense türklerin bulunduğu gemiye çıktı ve silah kullandı. neticede 6 sı türk olmak üzere 13 kişinin ölümüne neden oldu.

bütün bunlardan sonra israil haklıdır veya haksızdır demekten ziyade, silahsız ve savunmasız insanlara karşı silah kullanmak doğru mu? sorusu sorulmalıdır. bu soru bütün bu tartışmaların ve kavgaların temelidir, aynı zamanda. filistin sorununun da temelidir, yaşanan acı olayın da temelidir. israil kendi kafasına göre, hukuk veya herhangi bir kural tanımadan teröre başvurmaktadır.

filistin meselesi türklerin meselesi midir? elbette. bütün müslüman dünyanın meselesi bizim meselemizdir ve öyle olmalıdır. çünkü müslüman coğrafyaya neredeyse 1000 yıl boyunca biz hükmettik. diğer müslüman topluluklarla aramızda sürtüşmeler, kırgınlıklar olabilir. kardeşler bile yeri geliyor birbirleriyle kanlı bıçaklı hasım oluyor. ama sonuçta kardeş, kardeştir. ne atılır, ne satılır. filistin meselesi bizim meselemizdir, çünkü bugünkü israil devleti bizim güneydoğu anadolu toprakları başta olmak üzere, bütün ortadoğu topraklarını kendine ait görmektedir. bu, israil devletinin açıkça izlediği bir devlet politikasıdır. filistin ortadan kaldırılsa sıra ortadoğu'daki diğer devletlere gelecektir. bu bir senaryo ya da metal fırtına tadında bir romandan alıntı değildir. eski abd başkanı george w. bush'un, başkanlığı esnasında sarfettiği "ortadoğu haritası yeniden şekillenmelidir." cümlesi bir gaf ya da dil sürçmesi değildir. israil'in devlet politikasının resmen onaylanması ve bu plana abd'nin tam desteğinin ifadesidir.

israil ve gemiler olayına tarafsız bakmaya gelince. tarafsızlık diye birşey yoktur. hatta bunun en güzel ifadesi; "tarafsızlık, taraf olmaktır." cümlesidir. hiçbir zaman, gerek felsefi açıdan gerekse gerçeklik bakımından, tarafsızlık diye birşeyden söz edilemez. ancak doğrulardan ve yanlışlardan, iyiliklerden ve kötülüklerden söz edilebilir.