Ne yazık ki ülkemizde ebeveynler, kendi suçlarını-eksikliklerini çocuklarına yüklüyorlar. Herkes aynı özelliklere sahip olmadığı için, tüm çocukların aynı derecede okulu bitirmesi beklenemez. Herkesin sürekli söylediği gibi, herşey okumaktan da ibaret değil.
Eğer bir insan derslerinde başarısızsa bunda en büyük pay çevresine aittir. (aile, akraba, arkadaş, öğretmen vb.) Okulu başarıyla bitirmek senin asli görevin değil. Önemli olan hayatını idame ettirecek seviyeye ulaşman. Yani, kendini başarılı hissettiğin herhangi bir konuda kendini geliştirmen. Dünya üzerindeki her insan da bu yeterliğe sahiptir. Belki iyi bir üniversite okuyamazsın ama güzel bir meslek sahibi olarak iyi paralar kazanabilirsin.
Bu güne kadar, okuldaki başarısızlıklarında, amaç-hedef belirleyememende asıl suçlu çevrendir. Ama sen tutup da uyuşturucuya başlayacağım diyorsan, bunun ayrımına varmışsın demektir. Yani yapacağın her kötü işte sorumluluk bu aşamadan sonra sana ait. Müslüm Gürses psikolojisine girip kaderi suçlayamazsın. Geçmişe perde çekip, 0'dan herşeye başlaman gerekir. Başarılı ya da başarısız olabilirsin. Ama herşeye tekrar tekrar başlamak senin elinde. Uyuşturucu gibi bir bela senin elini kolunu bağlayacak, hayatını ipotek altına alacak bir davranış olur. Ama eğer ki bu tür saçmalıklara kafanı yormaz, kendini hep daha iyiye adapte edersen her zaman tekrar deneme şansın olur. Geriye dönüp bakman gerekmez.
En iyi yatırım eğitime yapılandır. Bu yüzden, herhangi bir konuda kendini eğiterek birşeyler deneyebilirsin. İlla iyi bir bölümde okumak zorunda değilsin mesela. Kazanılması çok kolay olup da, ileride kendini geliştirmene bağlı olarak çok iyi paralar kazanabileceğin meslekler mevcut. Ya da çevrede üniversite okumadan, ticaret yaparak önemli yerlere gelmiş çokca insan mevcut.
Bu saatten sonra birilerinin laflarına kafayı takmak yerine, doğru adımlar atmalısın. Nacizane önerim.