Bazı arkadaşlar diyor ki özelleştirme sayesinde güzel şeyler oldu, devlet zarar etmekten kurtuldu vs.
Atatürk döneminde uygulanan ekonomi politikası da aslında özelleştirmeye hiç karşı değil. Karma ekonomi modeli, ülkedeki sermaye azlığından dolayı geliştirildi. Özel teşebbüsün elinin uzanamadığı yere devlet el uzattı. Liberal ekonomi denenip başarıya ulaşmadığı için devletçilik politikası uygulandı. Yani, özel teşebbüsler yeterli sermayeye ulaştığında devlet elbette elindekileri devretmek isteyecek. Çünkü devlet rekabet yapmaz. Fiyatlar standarttır.
Devlet elbette elindekini özelleştirecek. Özelleştirsin ki rekabet artsın, ekonomi canlansın.
AMA! Eğer sen, elindekileri yabancı yatırımcıya satıyorsan orada özelleştirmenin mantığı kalmıyor demektir. Yabancı yatırımcı zaten ülkesinde belli bir kazancı olan büyük bir şirket oluyor illa ki. Elindekini bu adama sattığın zaman, içerde rekabet gücü olan firma olmuyor ki. Devlet zaten, tekel olduğu; rekabet yapmadığı alanlarda satış yapıyor. Yerli yatırımcının elinde ne var ki yabancıyla rekabet etsin? Eeee? Neye yaradı? Devlet rekabet yapmıyordu, yabancı yapar mı?
Tam bağımsızlık anlayışına ters bir kere.
Kurtuluş savaşı sonrası boşuna kamulaştırılmadı birçok kuruluş.
Sen, üniversitelerine yeteri kadar kaynak ayırma. Bilimsel çalışmaları gerektiği gibi destekleme. Teknolojiyi dışarıdan al, yerli yatırımda öncülük etme, önüne geleni sat. Nerde kaldı devlet anlayışı?
Bugün Türkiye'nin yanılmıyorsam en büyük ihracat geliri otomotivden sağlanıyor. Ülkemizde üretilen otomotiv sanayi ürünleri çevre ülkelere ihraç ediliyor. Bir de kendi yerli üretimimiz olduğunu düşünsenize? Devlet, devletliğini yapıp bu tür alanlarda yerli yatırımcıya öncülük etmeli bana göre. Bugün, İran'ın bile kendi yerli otomobil markası varken Türkiye'de cep telefonu yazılımı üretilince havalara uçuyoruz. Demek ki devlet iyi çalışmıyor.