Alpaslan Türkeş kadar Atatürk'ü savunabilseydiniz bizde bunu görseydik gerçekten sizin Türk milliyetçisi olduğunuza inansaydık belkide sorun kalırmıydı? Ama gel görki Atatürk eleştirilmeye müsait olsun Alpaslan Türkeş'e ise gıkımızı bile çıkarmayalım!
Alın size Alpaslan Türkeş
Alıntı
soL MHP'nin kuruluşunda belirleyici rol oynayan Alparslan Türkeş'in yaşamı ve 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında MHP üyelerinin mahkemelerde yaptıkları itiraflar, partinin kuruluşunda NATO politikalarının belirleyici rol oynadığını gösterdi. ABD'nin katkılarıyla ve Avrupa'daki faşist partiler model alınarak kurulan partinin "kökü dışarıda."

1944'te Turancılık davasından yargılanan ve kısa bir süre hapis cezası çeken Alparslan Türkeş, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından hızla değişen dengelerin sonucunda 1948 yılında askeri eğitim alması için ABD'ye gönderildi. Burada Piyade Okulu ve Amerikan Harp Akademi'sinde eğitim görerek iyi derecelerle mezun oldu. 1955'de kurmay binbaşı olan Alparslan Türkeş, 1956 yılında Washington'da bulunan NATO daimi grubunda Türkiye Genelkurmayı'nın Temsil Heyeti üyeliğine tayin edildi. Özel harp ve kontrgerilla alanlarında uzmanlaşan Türkeş, 27 Mayıs'a kadar Türkiye Genelkurmayı'nın NATO dairesini yönetti. Türkeş aynı süre içinde University of America'da Uluslararası İktisat eğitimi gördü. 1959 yılındaysa Almanya'da Atom ve Nükleer Okulu'na devam etti.

27 Mayıs 1960 darbesini gerçekleştiren Milli Birlik Komitesi'nde yer alan Türkeş, yaşanan iç çekişmeler nedeniyle bir süre sonra arkadaşlarıyla birlikte komiteden çıkarıldı. Kısa süre hapsedildikten sonra, diplomatik görevle Hindistan'a tayin edildi. 1963'te Türkiye'ye dönen Türkeş, 31 Mart 1964'te Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'ne (CKMP) üye oldu ve Parti Genel Müfettişi görevini üstlendi. Türkeş bir yıl sonra CKMP'nin genel başkanlığını ele geçirdi ve 1969 yılında partinin adı, Türkeş'in teklifiyle Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirildi.

Bu tarihten itibaren, Türkeş'in askeri kariyeri boyunca uzmanlaştığı soğuk savaş politikaları kapsamında bir faşist parti inşasına girişildi. Partinin ideolojik ve örgütsel yapısında, NATO’nun diğer ülkelerde uygulandığı gibi, Almanya ve İtalya'daki faşist partiler model alındı. MHP örgütündeki çoğu isim aynı zamanda devletin resmi kontrgerilla aygıtında da yer aldı ve doğrudan NATO'nun Türkiye uzantılarına bağlı olarak hareket etti. 12 Eylül 1980 darbesinde yargılanan MHP üyelerinin bazıları, faaliyetlerinde ve örgütlenmelerinde NATO'nun kontrgerilla talimnamesine göre hareket ettiklerini açıkladı.
Alıntı
Katliamda devlet kanıtı
Bugünün "Ergenekon" eksenli aklama operasyonuna konu olan Maraş katliamında devletin izi aslında kanıtlarla ortadadır.

Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in ölümünün ardından özel arşivinden çıkan 3 Ocak 1979 tarihli bir raporda, Maraş Katliamının MİT tarafından organize edildiğinin belirtildiği, katliamı örgütleyen dört MİT şefinin isimlerinin açıkça ifade edildiği, ancak bu isimlerin belgeyi açığa çıkaran gazeteciler Rıdvan Akar ve Can Dündar tarafından kamuoyundan gizlendiği biliniyor. Bu raporda, MHP'nin ve lideri Alparslan Türkeş'in katliamdaki sorumluluğu da açıkça belirtiliyordu. Katliamın ardından İçişleri Bakanlığı'nın gönderdiği özel araştırma ekibinin hazırladığı rapor ise kamuoyuna açıklanmadı.

CIA ajanı Paul Henze'nin Maraş Katliamından bir hafta önce Maraş'ta görüşmeler yaptığı, katliamın bu görüşmelerde planlandığı da iddialar arasında yer alıyor. Katliamda kullanılan bazı silahların İskenderun'daki NATO cephaneliğinin envanterinde yer aldığı da iyi biliniyor.
...