Bir tanığın ağzından, gemilerin girip boğazdaki denetimi ele geçirdiği, kıyıların bombalandığı yazılmış. Bu mu yardım götürmek? Hadi bunu dediniz, buna rağmen nasıl milleti "kendi tarihiyle barışık olmamakla" suçlarsınız? Karadan geçilemeyen Çanakkale denizaltılarla geçilmiş ve o dönemki teknolojimiz buna karşı koymaya yeterli olmadığından birşey yapamamışız. Bu da bir gerçek. Ama yok ben illa inkar edeceğim diyorsanız kendi bileceğiniz iş. Yine diyorum, eklediğim makale "1915 yılında hiçbir düşman gemisi veya askeri Çanakkale Boğazı'nı geçemedi, Marmara Denizi'ne adımını atamadı' şeklinde yorumluyorsanız" diye başlıyor.
Bak arkadaş. Ben daha önce söyledim. M.Armağan'ın hiçbir yazısına itimat etmiyorum. Makaleyi de okuma gereği bile hissetmiyorum.
Bugüne kadar saygı duyduğum çeşitli tarihçilerden yorumlar dinlemişliğim, okumuşluğum vardır. Söylediğiniz iddialar hakkında hiçbir şey duymadım. Daha detaylı bilgi edinmek için derinlemesine araştırmam gerekebilir.
Ayrıca, eğer bunları söylediğine göre Çanakkale savaşına bakış açılarımız çok farklı. Ben dünya devletlerini dize getirdiğimiz bir savaş olarak yorumluyorum Çanakkale Savaşı'nı. Sen de diyorsun ki, hayır 200 binin üzerinde şehit verdik ama yenildik. Bunun açıklaması budur. Vahim bir durum yani.
Ayrı yeten, yakın tarihe dair konular üzerinde bile tarihçiler arasında derin çatışmalar olabiliyor. Ben bir tarihçi değilim bana bu kadar yüklenmeniz garip. Söylediğim, Çanakkale geçilmedi, geçilmez lafı.(Ne yani İstanbul kaç kere işgal edildi?)

Son 100 yıllık tarihi baştan yazmak lazım öyleyse. İnanmıyorum kardeşim, böyle işine geldiği gibi bi' oradan bi' buradan alan yazarlarla inandıramazsınız.
Ha sizin görüşünüze saygım var. Ama benim inandığım gerçeklere atıfta bulunmadığınız sürece. Çanakkale geçildi demeniz için, çok daha sağlam kanıtlara ihtiyacınız var. İşte o zaman tamam deyip, özür dilerim. Ama aksi hâlde yorum yapmayın. Çünkü hassas bir konu.