FourLine adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Madem bu konu açıldı biz de görüşümüzü belirtelim. Herkez gayet açık ve net şunu biliyor ki ergenekon denen terör örgütü diye birşey yok dikkat ederseniz içerdekilerin hepsi yüksek rütbeli emekli insanlar ki bunların yanında görevi devam ettiği sürece gözaltına alınanlar bile oldu. Saldıray Berk alevi köylerine yardım falan etmemiştir. Cemaatin ve feto'nun adamlarının oyunlarıdır bunlar. Bi konuya daha dikkatinizi çekmek isterim ki şu an ergenekon terör örgütü suçundan içerde bulunanların yarısından çoğu alevidir. Ergenekon denen sözde terör örgütü atatürkçüleri aydınları bi bakıma sindirme kampanyasıdır. anayasanın en temel güçlü direklerini değiştirmeye çalışıyor şu an ki hükümet türk silahlı kuvvetleri ordusu her zaman görevini başarıyla yerine getirmiştir ve getirmeye de devam edecektir.
Kesinlikle karanlığa doğru sürükleniyoruz. Bugünkü libananco davası'nın büyük ihtimal kaybedilmesi ile inşallah milletimiz biraz olsun gerçekleri görebilir.(Cem uzan, Karamehmet vb gibi iş adamları ve sonrasında ordu kısacası muhalif bırakmamak...)


Yukarıdaki haber hakkında odatv.com'da gördüğüm haber
POLİSİN ARADIĞI A.B.A ASLINDA KİM?
Alıntı
Anadolu Ajansı son dakika haberi olarak geçti. Okuyalım:

“Türk Silahlı Kuvvetlerine ait askeri mühimmat yüklü kamyona yönelik ihbarın gönderilmesine ilişkin soruşturma kapsamında, Balıkesir'de bir kişinin tespit edildiği bildirildi.

Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığında (TİB), “Mehmet Ali” rumuzlu ihbarın gönderildiği IP numarasını inceleyen uzmanlar, elektronik posta oluşturulmasıyla ilgili yurt içi ve yurt dışında çeşitli adresler belirledi.

Yapılan görüşmeler ve teknik analizlerin ardından Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde A.B.A. (27) adlı bir kişi tespit edildi.

Bu kişinin adresinde arama yapılacağı öğrenildi.”

Haber böyle…

Peki, polisin arama yaptığı A.B.A kim?

Takip edenler bilir; Odatv.com olarak 14 Mart 2010 tarihinde “Kamyon İhbarcısından” Odatv’ye E-Posta Geldi” başlıklı bir haber yayınladık.

Haberimizde; söz konusu ihbarın yapıldığı mehmetali06168 @hotmail.com adresinden Odatv’ye bir e-posta geldiğini yazdık. Özetlersek; ihbarın yapıldığı bu e-posta adresinin aslında hiç alınmadığını fark eden bir okur; bunu kanıtlamak için o hesabı almış ve oradan bize e-posta mesajı atmıştı. Bu olayı da http://uygur.cephesi.com/?habergetir=71 adresinde yayınlamıştı.

Daha sonra İhlas Haber Ajansı, söz konusu e – posta hesabını daha sonradan alan bu kişiyi buldu ve bir röportaj gerçekleştirdi. O röportajdan bazı bölümleri okuyalım:

“(…)Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören 2. sınıf öğrencisi A.B.A. (23), söz konusu mail adresini medyada çıkan haberlerin ardından araştırdığını, boş olduğunu görünce de kendi adına kayıt yaptırdığını söyledi. (…)

(…)"Gerçek ihbarcı ben değilim" diyen A.B.A., sahte ihbar mailinin Amerika'da çıkan adresinin de sahte olduğunu düşündüğünü, emniyetin servis sağlayıcı Microsoft şirketiyle iletişime geçmesi halinde gerçek ihbarcıya ulaşılabileceğini söyledi. (…)

(…)Babası da eğitimci olan üniversite öğrencisi A.B.A., "Basın kuruluşlarından o kişi sanarak röportaj teklifleri geldi bana. Ben o zamanlar pek değerlendirmeye almadım. En çok göze çarpan mailler medya kuruluşlarından geldi, 'bizimle görüşebilir misin, röportaj yapabilir miyiz' diye. Bazı üniversitelerden tebrikler de geldi, başka şahıslardan küfür edenler de oldu. Ön yargılı insanlar çoktu. Bu adresin gerçek sahibi mi, değilmi diye düşünmeden birçok küfürlere maruz kaldık. Ama tabi gerçek muhatabı ben olmadığım için bunları dikkate almadım" dedi. (…)

(…)A. B. A, "Olaydan hemen sonra bu mail adresini web'e düşer düşmez aldım. Bir gün sonra bu adresle ilgili haber yayınlandı, basın kuruluşlarına yine aynı adres üzerinden bir ileti göndererek kendi kişisel sayfamda yayınladım haberi. Teknik bilgi de verdim bu konuda, gerçek kimliğimi açıklamadım. 'İdikut' takma adını kullandım. Uygur arkadaşlarla bir bağlantım var, onların davalarıyla ilgili toplumumuz bilgilensin diye bu adı kullandım. Bu adres üzerinden haber yapıp tanıttım, kısmen amacıma da ulaştım. Haber yayınlanır yayınlanmaz dakikada 10'dan fazla farklı IP adreslerinden giriş çıkışlar oldu" şeklinde konuştu.” (…)

(…)Ben 'idikut'un reklamını yapmış oldum. Bu konunun haber değeri de yüksek olduğu için kendi kişisel çıkarımı düşünmeden bir amaca yarasın diye böyle bir girişimde bulundum" diyen A. B. A, "Kamuoyu bilsin istedim, çünkü konu çok ciddi. Öğrenci olduğum için birgün başıma iş gelebilir diye düşündüm. Ben bu tür girişimlerde delille iş yaptığım için herhangi bir korkuya kapılmadım. Ama aileme bunu söylemekle hata yaptığımı düşünüyorum. Özellikle babam bu konularda çok hassas olduğu için sürekli tepkisiyle karşılaştım. Onlar da gündemi bildikleri için korku ve endişeye kapıldılar" diye konuştu.(…)"

Evet, görüldüğü gibi polisin tespit ettiği A.B.A, aslında ilk olarak Odatv’ye ulaşmış, daha sonra da medyaya konuşmuştu.

Aslına bakılırsa; Anadolu Ajansı’nın haberinde gözden kaçan bir nokta var. İhbarla ilgili tespit edilen farklı adresler söz konusu. Yani polis, tüm şüpheleri değerlendirmek için, bu aramayı yapmak durumunda.

Ancak bu olay bütün medyada “İhbarcı Tespit Edildi” manşetleriyle yer buldu. Heyecanlarına yenik düşen gazeteciler, olayın anlattığımız perde arkasını bilmeden ve ajansın haberini doğru okuyamadan kararı verdiler.

“Kamyon İhbarcısından” Odatv’ye E-Posta Geldi” başlıklı haberimiz için tıklayınız...

Odatv.com