Peynir geldi. Hayatımda bu kadar iğrenç bir koku almamıştım. Çok iğrenç koktu poşeti açınca. Her neyse dedim umursamadım pek suya koyarız kokusu geçer dedim ama içinden kocaman kapkara bir bayan saçı çıktı hatta çıkmadı peynirle özdeşleşmiş vaziyetteydi istesek de o saç kılını peynirden çıkaramazdık.
Velhasıl istifra ettim geldim ve peyniri mahalle kedi ve köpeklerine bağışladım.
Çok tiksindim bir ay falan kesinlikle süt ve süt ürünü görmek istemiyorum. Kediler köpekler nasiplensin başımın gözümün sadakası olsun parasında değilim ama gerçekten çok tiksindim. Nimetten tiksinilmez ama içinden upuzun kapkara saç kılı çıkınca insan tiksiniyor. Zaten ilk başta hijyen sormuştum ben
Van peyniri ile ilgili açılan konularda peynirin köylerdeki insanlarımız tarafından el yapımı olduğunu söylemiştik. Sonuçta küp içinden kalıp kalıp çıkarılıp poşetlenen bir peynir. Üzüldüm açıkcası saç kılı olayına. Keşke peyniri didik didik edip öyle gönderebilme imkanım olsaydı. Kokusuna gelince kokusu budur bu peynirin sanırım miğdeniz çok hassas. Peynir ile kedi köpek ilişkisine ise üzüldüm açıkcası keşke bu şekilde kıyaslamasaydınız. Dilerseniz size uygun bir zaman da gidip peyniri didik didik edip öyle gönderebilirim