Web siten her zaman ilk açıldığında (konu içeriği değiştiğinde yani yeni bir web konusu kriterine atacağı zaman) ilk sayfada çıkar, gelen/giden trafik incelenir, diğer ilk sayfadaki web sitelerinden kalitesizse gereken yere veya sayfaya gider. Bu teşvik amaçlı yapılıyor, sitenize özenin, daha çok kullanıcı tutun diye.
Google bildiğiniz gibi bunuda cookie'ler ek olarak session ile tutuyor. Bir arama yapıyorsunuz, bir web sitesine giriyorsunuz, içeriği beğenmediniz, geri tuşuna bastınız, aynı session ile browser kapanmadan devam ettiğiniz için google bu web sitesini (eğer çok fazla kullanıcı bunu yaparsa) kıymetsiz biçiyor, siteyi geriye alıp başkalarının hakkını yememek için diğerlerine aynı muameleyi yapıyor. Taki kaliteli sonucu tutturana kadar.
Bu sebeple arkadaşım senin sitenin DESCRIPTION kısmını gösterecek diye bir kaide yok. O açıklama aslında insanların arama motoru sonuçlarında başlığı ve içeriği tahmini olarak görmesi için. Alaka bulabilmesi için. Google bilindiği gibi buna önem veriyor ancak sıralama kriteri olarak kesin kaideye almıyor.
İçeriğini bir zaman analiz edene kadar (benzer sayfalar dediği olay) sitene kriter yaratmaya çalışır, gereken anahtar kelimelerde siteni sonuçlarda gösterir. Sen bu süreci hızlandırmak istersen backlink olayına girersin.
V.s. V.s. V.s.
Bu aslında yeni keşfedilmiş birşey değil, sanırım 2002 den beri böyle. Biliyorsunuz ki Google mühendisleri çok kolay işe alınmıyor. Bariz bir örnek (sorular türkçe değil) :
Soru : Biz arama sonuçlarımızın SQL sorgulamasını blah blah blah şeklinde yapıyoruz, yapımız ise blah blah blah. Siz bu sorgulamada en hızlı sonucu nasıl alırdınız?
Cevap : Yan geldi google abi, daha sonra görüşelim lütfen...
Sonuç olarak öncelikle hızlı çalışan bir zihne sahip olmalısınız ki, daha sonra metadoloji geliştirebilesiniz. Yani rütbe atabilesiniz. Google gerçekten iyidir arkadaşlar, ben şahsen her noktada hayranlığımı beyan etmekten kaçınmıyorum. Çok beyin, çok fikir değil olay, çok çalışan beyin ve çok mantıklı fikirler.
Teşekkürler. (Kelime hatası varsa özürler, okumaya zamanım kalmadı)