Yaklaşık 6 yıl oluyor.
Müstakil bir evde oturan annanemin yanında kalıyordum. Sabah 10 civarlarında birileri geldi mahalleye sözde sağlıkçılar. Sağlık taraması yapıyorlarmış.
İçeri ızbandut gibi bir adam girdi, ayıdan bozma çam yarmasının teki. Rahmetli dedemin tansiyonunu ölçtü, iyi dedi (zaten tansiyonu yoktu ya neyse). Daha sonra kayıt için adresi sordu yazdırdık, isime geldi sıra, çok basit olan Ali adını anlayamadı adam her ne hikmetse. Sonra amca buraya yaz adını dedi ama yer mi anadolu çocuğu. Ver ben yazayım dedim yok yok o yazsın dedi. Sen yaz adı Ali .... dedim. Yok yok o yazsın diyor hala. Yarım metre yanda masanın üzerinde hakiki bursa işi çift su verilmiş çelik ekmek bıçağı duruyo. Kaptığım gibi üzerine yürüdüm. Amca torununa bak ne yapıyor gibilerinden zırvalar söylesede çıkarttım zorla dışarı.
Duyduk ki bir komşunun evden birşeyler yürütmüş, başka bir komşuyuda resmen gaspetmiş.
Uyanık olmakta fayda var.
Yahudi oğluna şöyle demiş "masanın üzerine çıkıp kafa üstü atla bakayım"
Oğluda dinlemiş ve atlamış sonra babası "bak gördün mü babana bile güvenme" demiş.
Ha bunları söylüyorumda bir dönem sercan akçiçek faciasında gerçi hepimiz yara aldıysakta geçti