Tabi siz bu hükmede uyabilirsiniz. Hiçbir sakıncası yok. Çokta faydalı.
Sünneti müekkede Peygamber Efendimizin kendisinin devamlı uyduğu, ümmeti hakkında bir şart koşmadığı, ancak devamlı terki halinde mekruh mekruhdan sonra günaha yol açabilecek yaptırımı olan sünnettir.
Yukarda dediğim gibi Peygamberimiz Efendimiz zaten sürekli nafile kılardı. Yani Ramazan akşamları diye ayırt etmeden ömrününü nafile namazlara verirdi. Ki kıldığı namazların rakat sayısını tutmazdı. Teravih gibi 20 rekat ile kalmaz yüzlerce rekat namaz kılardı. Bu yüzden sahih müctehidlerin çoğunluğu Rasülüllahın kıldığı namazın teravih olmadığını, sürekli kıldığı nafile namaz olduğunu,ümmetine ise Ramazan gecelerini dualar Kuran okumak ve namazlar ile yüceleştirin diye tavsiyede bulunduğunu bu yüzden mendup olduğu konusunda ittifak etmişlerdir.
Devlet iradelerinde bulunan hüküm merkezleri devletin ve hüküm merkezlerinin ortak bekası için bazen müttefiklere değilde muhteliflere uyabilir. Buna osmanlı şeyhulislamların müctehidlerin ortak karar kıldığı bazı konular yerine ihtilaf eden bazı müctehidlerin hükümlerine uyup karar verdikleri örnek verilebilir.Çünkü devletin ve milletin ortak bekası bunu gerektirir. Bu gibi diyanette devletin veya milletin iyiliği , bir düzenin devamı, halkı namaza teşvik için müttefik olunan karara değilde ihtilaf edenlere uyabilir.
Yukarıda dediğim gibi bunda hiçbir sakınca yoktur. Yeterki muhalefet yapan müctehidin delilleri sahih olsun. Bu müctehide de uyabiliriz. Bunda herhangibir günah olmadığı gibi nafile namazdan ve bu namazı teşvikden dolayı sevap miktarı da yüksektir