@checkup öncelikle verdiğin +rep için teşekkürler. Aslında rep değilde içindeki mesajın anlamı güzel.

Hani bir laf var. "Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır." diye. Şüphe gerektirmez bu rep'te öyledir.

Buradaki mesajları takip ettim ve gerçekten çok üzüldüm.

Makalende de belirtiğin gibi biz yüzyıllar boyunca şahlık vazifesini üstlendik. Hatta Yüce Kitabımız Kuran-ı Kerim'de Türk Milletinden bahsedildiği rivayet edilmektedir(Maide suresi:54).

Mesela tarihe göz gezdirelim.

HAMPHER: İSLÂMI NASIL YOK EDELİM? Bir İngiliz Ajanının Hatıraları (Istanbul: Nehir Yayınları, Ekim 2001)

Hampher, 1710 yılında İngiliz casusu olarak Mısır, Irak, İran, Hicaz ve hilâfet merkezi İstanbul’a gönderilmiş ve görevini layıkı ile yerine getirerek Osmanlı'nın çöküşüne katkıda bulunmuştur.

Görevini yerine getirdikten sonra ingiltereye dönüp, zamanın sömürgeler bakanından büyük aferim almış, bakan yardımcısından ise bir kaç sayfalık bir kitap okunulması için verilmiştir.

Bu kitap İslam'ı Nasıl Yok Edelim kitabı idi..

Kitaptan kısa başlıklar vererek yayın hakları kurallarını ihlal etmeyelim. Okumak isteyen yayın evine ulaşabilir sanırım.

-Tüm İslâm ülkelerinde, umumî cehâlet ve okuma-yazma bilmeme;

-Fikrî donukluk ve taassub, günlük gelişmelerden haberdar olmama, Müslümanların çalışma ve faaliyet şevkinden yoksun oluşları;

-Devlet dairelerinde karışıklık, başıbozukluk, belli bir düzen ve kanunun bulunmayışı - halkın Kur’ân ve İslâm ahkâmına saygı göstermesine rağmen, onların uygulanışının hemen hemen terk edilmiş ve çok az uyuluyor olması;

-Geri kalmış ve sağlam olmayan bir ekonomi, umumî yoksulluk ve bütün bölgede işsizlik;

-Kadınların küçümsenmesi ve haklarının zâyi olması.


William Ewart Gladstone (1809-1898)
“Bu Kur’an Müslümanların elinde bulunduğu müddetçe, biz onlara hakiki hâkim olamayız. Ne yapıp yapıp, bu Kur’an’ı sükût ettirip ortadan kaldırmalıyız. Yahut da Müslümanları ondan soğutmalıyız” mealindeki sözlerin sahibi olup, bu sözleri Sömürgeler Bakanı olduğu sıralarda İngiliz Avam Kamarasında sarf etmiştir.

Gördüğümüz gibi tarihte sürekli üzerimizde oyunlar oynanmıştır. Benim Annemin dedesi iyi bir zat idi. Köyünde sayılan bir adamdı. Sözde ermeni soykırımı zamanında köye baskın yapıp köy halkını öldürdükleri, öldürdükleri içinde bizim de akrabalarımız olduğu, ancak halen bizim o kin ve öfke içinde onları katlettiğimizi önümüze sürüyorlar.

İşte şuan da yapılmak istenen bir çeşit budur.

Daha fazla ayrıntıya girmeye gerek yok, ancak lütfen anlık hareketler yapıp iç savaş başlatıp, ardından bu savaşlarla uğraşıp dünya üzerinde ticari olarak imzaladığımız anlaşmaları ihlal edip karanlık bir ışık yakmayalım.