Çok gülüyorum kendime. Neler yapmışım bi kahpe uğruna. Bu kadar açıkca söyleyebiliyorum artık ne olduğunu... Yalan yok dolan yok. Hergün başkasıyla olana, hergün adını başkasıyla andırana, hergün başkasının kollardında olana, ne denir ki başka! Susuyorum şimdi, bir kaç şey söylemek istesem de sana. Değmezsin çünkü. Hergün yalvarmış olsam da Allah'ıma, "al bu canımı" diye, şimdi yaşamak tek çare. Sensiz yaşamak, ölüm misali bende...

Hiçbir değerin yok artık bu canda. Kalmadı, en ufak bir kırıntı. Hergün içip yere atıp, yanan ateşi sönsün diye ezdiğim, sigramın izmariti kadar değerin yok bende. Önümde taş olsan, basıp üstünden geçmem. Bastığım yerlerde kalıcı aşk siner tenine. Buna bile layık değilsin, bir şey bekleme... Kimde buldun şimdi aşkı söylesene. Ya da bir sözüm gibi; "çok mu tatlı geldi ellerin zevki?". Öyle olsa gerek... Misafir umduğunu değil bulduğunu yermiş. Ne ummuştum oysa o yalan kalbinde, ne buldum... Hergün haram nefes almak, hergün bir başkasının teninde olmak, kokusunu üstüne almak..., nasıl bir amaç ki sendeki... Ya da hergün yalan aşklara yelken açmak, hergün bir başka can yakmak..., nasıl bir hoby ki sendeki... Bir kavram vardır ya ilk kullanılan mal ikinci kez kullanıldığında ikinci el diye çıkar satışa; sen kaçıncı elsin yarim... Kaç el değiştirdin... İnan, benden sonrakilere acıyorum ben de...

Aşka susamış bir candı benimki. Kana kana, doya doya içemeden seni, son buldu şerefsizliklerinde. Kahroldu, kahpeliklerinde. Son olmuştu yalan sevginde. Şimdi sen yanacaksın cehennem ateşinde. Sigaram nasıl yanıyorsa, esmer tenin de yanacak böyle, cehennem ateşinde...

Cizeya Aymir.

Not : Arkadaşlar ve sayın site yöneticileri duygularım ve yaşadıklarım yazılarımdır. o yüzden içinde argo kelimeler için af diliyorum. orjinalliği bozulmasın istedim saygılarımla...