Henüz 15 yaşında hayata çaresizce başlayan, bir gencin nefessiz kalan duyguları bunlar. O aslında birşeyler başarabileceğini düşünüyordu, sade saf umutlardan yola çıkmıştı. Fakat bir fark vardı arada o herşeyini geleceğini şimdiden hesaplayarak ona göre adımlar atıyordu. Duyguları hisleri artık onları yitirmişti, kalbini bir genç kızın insafsız kollarına bırakıp sadece mantığıyla yaşabileceğini düşünüyordu. Duygusuz yaşamın değişken fikirleriyle her sabah yeni bir güne umutla uyanıyor, bir önceki günden kalan işlerine çılgınlar gibi başlıyor kimi zaman kan çanağına dönen gözlerini sık sık yüzünü yıkayarak temizlemeye çalışıyordu. Hayâl ettikleri, gelecekte yapmak istediklerini kimselere söyleyemiyordu, o da çok iyi biliyordu çünkü herkes "başarırsın sen" diyerek arkasından güleceklerini. Ama umutluydu her yeni gün birşeyler öğrenerek devam ederken hayatına birgün kalbi ağrımaya başladı artık nefes alırken zorlanıyordu. Hem hayâllerine olan inancı azalıyor, inanç azaldıkça kültablasında biriken sigaralar hergün daha da artıyordu. Artık umutlar yitip giderken bir ışık belirdi sönen hayâller umutlar da bir parıltı vardı nihayet. O gün ilk günkü heyecanı ile kalktı ve..