Taa en başından beri sorunlar olduğunda, sinirlendiğimde, kıskandığımda, üzüldüğümde, pişman olduğumda, sevindiğimde ilk burda yazdım.

Çünkü, birşeyleri sesli söyleyince, birilerine anlatınca insan kabullenebiliyor, üzüntüsünü unutabiliyor. Bu konuyu da o maksatla açıyorum. Evet biraz özel, ama önemli değil artık. Başlangıcı, gelişimi burada paylaştım, sonu da burada paylaşayım.

İlk paragrafta verdiğim linklerin tamamı bir ilişkiye ait. 14 aylık bir ilişki.

Beni az çok tanıyanınız bilir, kızlar hakkında zamane gençlik gibi bin türlü kötü düşüncesi olmayan, her yapacağım hareketi düşünen biriyimdir. Belki bundan kaybettim bilmiyorum. Hani yeni modalar var artık, 4S gibi, deveye diken, gibi şeyler. Belki de bunlar doğrudur ben yanlışımdır. O yüzden üzülmüş, istediğimi elde edememişimdir. Umduğumu bulamamışımdır. Yine de o tarz şeylere kulak asmam, benim karakterim el vermiyor buna.

Bu anlattıklarımdan dolayı, bu zamanda kızların genel karakter özellikleri, bekledikleri belli olan bir ortamda, daha kendime uygun birini bulmaya çalışmıştım. Belki diyebilirsiniz, ne var evlenecek misin hemen, ne bu seçicilik diye. Ama dediğim gibi, ne olursa olsun basite alamıyorum ben birşeyleri.

Neyse, ilişkiye başladıktan sonra da türlü sorunlar oldu. Bir kısmını ilk paragraftaki konularda görebilirsiniz. Ama yine de bir şekilde devam etti. Seviyordum, seviyordu ya da öyle sanmıştım çünkü. Üstelik bu sorunlara rağmen, sürekli görüp yanına gidememek, ayda 1 kere buluşup o buluşmayı da 2 saate sığdırmak gibi zorluklar da vardı. Bunlara rağmen devam etti. Sevgiden başka beklentim yoktu çünkü.

Benim en büyük sorunum güvensizlikti. Çünkü nedendir bilmiyorum, karşı tarafta sürekli güvenimi zedeleyecek birşeyler görüyordum. Bunları kuruntu olarak düşündüm hep, önemsemedim devam ettim. Ama bu özelliğin verdiği şüphecilikle olaylara biraz daha farklı yaklaşıyordum. Ayrılmama neden olan olayı da bu sayede öğrendim.

Beni, karşı tarafı ve ilişkiyi az çok anlatabilmiş, özetleyebilmişimdir umarım. Fazla uzatmadan devamına geleyim.

Birgün, benden saklanan birşeyi tesadüfen öğrendim. Belki çözülür düşüncesiyle konuşmak istedim. Ama karşı taraf hepimizin değer verdiği şeyler üzerine yemin etmeyi tercih etti yalan yere. Oysa adım gibi biliyordum öyle olduğunu. Daha fazla inkar etmedi o da zaten, ve ayrıldım.

Bugün, tam 10 gün oldu. Hayatıma girdiğinden beri yalnızlaştığım, kendimi ona adadığım, bağlandığım kişiyi bitirişimin üzerinden 10 gün geçti. 14 ayda, ailemden bile abartmıyorum kat kat daha yakın hissettiğim, herşeyimi paylaştığım kişinin gidişinden...

Bu 10 günde olanlar mı? Onunla ilgili hergün yeni birşeyler öğreniyorum, yeni birşeyler görüyorum. Birlikteyken olmuş ama benim bilmediğim şeyler. Bu beni ekstra üzüyor. Ben böyle birini sevmemiştim diyorum. O kadar çektiğim şeyler bunun için miydi diyorum.

Hala bi' parça sevgi var. Nefret, üzüntü, "keşke olmasaydı"lar var.

İşte, beni bana ve hayata yabancılaştıran, beni yıkan bir olayın, bir kişinin öyküsü. Son olarak; herşeye rağmen, sevmek güzel diyorum yine de.

Buraya kadar okuyan herkese teşekkür ederim.

Kemal.