Ben lisede kredili sistemde okudum.
Biz de sınıf geçme yoktu ders geçme vardı.
Yoklamalar günlük değil ders ders alınırdı.
Harika bir okulda okudum. Devlet okuluydu ama hiç bir özel okulda bizdeki özgürlükler yoktu. Okula istediğimiz kıyafetle gelebiliyorduk. Ayda bir kıyafet yoklaması yapılırdı. Herkes uyarılırdı ama kimse ceza almazdı. Saç serbestliği vardı. Omuzlarında saçları olan arkadaşlar vardı. Müdür OĞLUM UZATIYORSUNUZ MADEM GÜZEL BAKIN SAÇLARINIZA, PAPAZ GİBİ GEZMEYİN. BAĞLAYIN TARAYIN. derdi.
Hatta okula top sakalla gittiğim günleri, derse küpe ile giren arkadaşlarımı hatırlıyorum.
Bunların hepsi bir devlet lisesindeydi. Müdürümüz çok çağdaş süper bir adamdı. Bir de kredili sistemdik tam şahaneydi.

Şöyle bir diyalog hatırlıyorum.

TAK TAK!!!!
- gir...
- hocam kusura bakmayın dersinizi böldüm bir duyuru yapacaktım.
- söyle oğlum.
- beyler arka bahçede 2a ile maç yapıyoruz. 3 kişi eksiğiz. volkan bertuğ erman sizi bekliyoruz?
* Hocam beni yok yazın ben çıkıyorum
* hocam ben de gidiyorum
* benim devamsızlığım çok serkan gelsin.
- çabuk olun. dersin yarısını yediniz. hadi çıkın hepinizi yok yazdım...



Bu kadarı çok olmuş diyenler varsa söyleyeyim. Feci başarılıydık üniversite sınavında.
Okuldan benim dönemimde mezun olanların %90'ı ilk senesinde üniversiteye girdi. Hem de İlk 100 de 2 arkadaşımız vardı. 20 den fazla odtü, 20 den fazla bilkent burslu vardı. Hemen hepsi %1 ile öğrenci alan büyükşehir üniversiteleriydi. Ertesi sene bir alt devrede olan benim eski kız arkadaşım ÖSS de Türkiye 13. sü olmuştu.