Toplum olarak hafızamızda silinmeyecek bir yere sahip olan programlardan biri de Korcan KARAR'la ŞOKtur. Bilmeyen genç arkadaşlar için belirteyim. Programın formatı yalan haberler uydurarak televizyonda her gördüğüne inanan halkımızı "ti"ye almaktı.
Bu programın benim hayatımdaki önemine gelirsek. İnanır mısınız, ben bu program yüzünden ölüyordum! Hatırlarsanız şok programı sigara kâğıtlarının sarı renkli ambalajında altın, gümüş renkli ambalajında ise gümüş bulunduğunu iddia etmişti. Biz Türk halkı olarak nasılsa buna, yine, inanmış, her tarafta sigara paketi avına çıkmıştık. O zaman ergenlik çağına yeni yeni giren ben ve ailem Aydın Nazilli'de yaşıyorduk. Nazilli de tüm Türkiye gibi sigara ambalajı furyasına kapılmıştı. Öyle ki o zamanlar beş- on tane sigara ambalajını eve götürdüğünüzde sanki çalışıp eve ekmek kazanmış biri gibi hissedebilirdiniz.
Mahalleden arkadaşlarla yaptığımız arama tarama çalışmaları sonucu bir koli sigara ambalajı biriktirmiştik. O zamanki söylentiye göre şehrin bayağı dışında bulunan Uğur Dondurma Fabrikası bu ambalajların kilosunu 10 milyon liraya alıyordu. Biz de biriktirdiğimiz ambalajları alıp yola çıktık. Ancak fabrika şehirlerarası bir yolun üzerinde ve şehrin çıkışındaydı. Tam hedefimize varmışken ve yolun karşısındaki fabrikaya geçecekken bir anda bir köpeğin saldırısına uğradık. Arkadaşlar ve ben hiç düşünmeden kendimiz yola attık. O sırada yoldan geçen bir otobüsün bana çarpmasına bir iki santim kalmıştı. Ancak usta şoför, buradan ellerini ayaklarını öptüğümü belirtmekten onur duyduğumu söyleyeyim, nasılsa durmayı başardı. Anlayacağınız Şok yoluna Niyazi olmaktan son anda kurtuldum. Muavinlerin
çocukları! Ne işiniz var? diyerek ve koca taşları üstüme atarak yaptıkları saldırılardan da kaçarak kurtulduktan sonra. Fabrikaya girdik. Önümüze ilk çıkan kişiye durumu anlattık ve böyle bir şey olmadığını ve bizim gibi birçok sazanın oraya gittiğini öğrendik. Tabii ki ona inanmadık. Biz çocuğuz diye koliyi bedavaya alıp altınlara konacak diye düşündük. Kolimizi aylarca hazine gibi sakladık.
Bu nasıl bir sistemdi bilmiyorum ama her şeyin yalan olduğunu bile bile Şok programına inanmaya devam ettik. Tuvalet canavarı haberi yüzünden 15 gün lazımlıkla gezen Fatma Teyze, kokulu yayın haberinde kokuyu gerçekten aldığını iddia eden Arif, Cine 5in şifresinin çözen parfüme inanıp geceleri babasını yatırdıktan sonra amuda kalkık şekilde Cine 5 izleyen Şükrü, Anna Nicole Smithin zevk için Edirne genelevinde çalıştığını duyup izdiham yaratan Edirneliler, üç gözlü adam yüzünden uyuyamayan çocuklar, limuzinle gezen dilenci haberinden sonra galeyana gelen halk,30 cm adama üzülenler, gizli projeyle uzaya gönderilmiş ancak ödenek yetersizliğinden orada kalmış astronota inananlar ve daha neler neler
Şimdi düşünüyorum da o zamanlar daha saftık ve daha güzeldik.Aynı yalana defalarca kanacak kadar güzel.Aynı yalana defalarca kanacak kadar çocuk
alıntıdır hikaye bilgisayarda metin dosyalarında dolaşırken takıldım paylaşayım dedim önceden kaydetmiştim ama okumak yeni nasıl oldu
blogcu.com