İlkokul 7. sınıfta iken Batı Edebiyatından çeşitli aşk romanları okurdum.
Yazarın biri (adını unuttum) aynen şu şekilde sorguluyordu kendini.
(Sormuş kendine) Ben aşık mıyım, değil miyim ?
(Cevap vermiş) Evet aşığım...
(Biraz düşünmüş, yine cevap vermiş.) Hayır aşık değilim...
(Ve ardından)
Kelime anlamını bile bilmediğim bir duyguya nasıl kapılabilirim ki ?
Ben buna nasıl aşk diyebilirim ki ?
(Diye, kendini sorgulamaya devam ediyor.)
....
(En sonunda şunu der)
Herkes aşkı hayat zanneder, ama hiçkimse bilemez.
Aşkın hayat değilde yalnızca bir hayalden ibaret olduğunu...