Murabaha, vadeli ve vade farklı satış sözleşmesidir. Yani murabaha caiz ticarettir. Murabahada, mal talep eden kişi vardır. Bu kişi durumu bankaya iletir ve banka, vade farkını da koyarak (ki bu oran herhangi bir oran olabilir, oranın faiz oranıyla aynı olması getirisini faiz yapmaz; zira böyle olsaydı insanlar faiz kadar gayrımenkul kirası farkı istediğinde de faiz almış olurlardı diyerek yanılgıya düşerdik) mal talep edene bu malı satarsa, bu ticarettir. Katılım bankalarının yaptığı işlemler arasında, duruma dair derinlemesine bilgiyi haiz olmayanların yaptığı eleştiri murabahada yoğunlaşır ki işin açıklaması da budur (samimi olanlar, katılım bankacılığı, İslamî bankacılık, Islamic banking yazarak katılım bankalarının yapabilecekleri işlem türlerini ve açıklamalarını görebilirler).


Diyanet adlı üyeden alıntı:
Faiz yiyenler (kabirlerinden), şeytan çarpmış kimselerin cinnet nöbetinden kalktığı gibi kalkarlar. Bu hal onların "Alım-satım tıpkı faiz gibidir" demeleri yüzündendir. Halbuki Allah, alım-satımı helâl, faizi haram kılmıştır. Bundan sonra kime Rabbinden bir öğüt gelir de faizden vazgeçerse, geçmişte olan kendisinindir ve artık onun işi Allah'a kalmıştır. Kim tekrar faize dönerse, işte onlar cehennemliktir, orada devamlı kalırlar.

http://zamanbitiyor.blogcu.com/bakara-suresi-275-ayet-faiz_9332931.html