2000 yılından beri ben bir yere giremediysem yeni mezunların vay haline....
1996 yılında hem kahvede çalışıp hem dershaneye gidip üniversiteyi sınıf 2.derecesi ile kazanmak.Üstelik bölümle alakasız başka bir meslek lisesi bölümünden mezun olarak.3000-4000 kişilik meslek lisesinde parmakla gösterilerek..2000 yılında öğretmen olarak mezun olmak ve elimize verilen bir diploma...Üniversitem süper değildi, bölümüm de... Fırat Üniversitesi(Elazığ) Teknik Eğitim Fakültesi Yapı Ressamlığı Öğretmenliği mezunuyum. En son bu bölümle ilgili atama 1998 veya 1999'da yapılmış.. Yani bir önceki asırda.. E durmadan çağ atladığımıza göre 1 çağ kapanıp diğeri açılmış..
Ben hiçkimseden bir şey istemiyorum.. Sadece bugüne kadar girdiğim kpss'lerin memurluk sınavlarının, geçen zamanımın hesabını versin birisi..Öyle ilçelerde ki yüksekokulları 4 yıllık yapmayla eğitim seviyesi/kalitesi yükselmiyor.. Birilerinin istediği gibi yapmasalar bir de şaşarım. Neymiş eğitimli insan sayısını artırmakmış.. Yemişim eğitimli insanını. Yiyecek ekmek bulamayan insan eğitimi ne yapacak, sanatı ne yapacak, kültürü ne yapacak. Bari eğittiğin insanlara ekmek verde eğitimli işsizleri önle.
Türkiye'nin 1950'den sonra eğitim politikası diye bir şeyi yoktur. Şu'ralar toplanır, bilmem neler görüşülür, sonuç; Öğrenci devletin daimi müşterisidir. Yolunacak kazdır. Ne kadar çok kaz o kadar çok tüy demek... Birileri birşeylere özerk dese de, başka isim verse de..
Eğitim şart! Aman oğlum/kızım oku da adam ol! Bir iş sahibi ol!
Üniversiteyi kazandığımda 17 yaşındaydım. Şimdi 31.. %80'de özürlü raporum(2004) var, bu da kapak olsun. Bugüne kadar bana birşey vermedi, bugünden sonra da zaten istemiyorum.. 10 sene sonra beni öğretmen yapsan ne olur yapmasan ne olur. Açar kitabı yazın oğlum/kızım derim. Milli Eğitim Bakanlığı kapatılsın. Yök kaldırılsın. Hükümetler eğitime ayırdıkları bütçeyi makam arabası, gemisi, uçağı, treni almaya harcasın. Eğitim şart!