Arkadaşlar konu ile ilgili bir yazım vardı. Reklam olmasın diye link vermiyorum ama yazımdan birkaç alıntı yapayım. Şöyle yazmışım:
Vincent Van Gogh'u bilirsiniz. Dünyanın en ünlü ressamlarından birisidir kendisi. Bu abimizin kulağını kesip zarfa koyduğunu; zarfı da sevgilisine gönderdiğini de bilenleriniz vardır. İşte Van Gogh'un kulağını kesmesine neden olan "şey"in bu içki olduğu söylenmekte. Yani Absinthe içen Gogh abimizin kafası güzel oluyor ve o kafayla kulağını kesip sevgilisine gönderebiliyor.
1800'lü yılların sonlarındai özellikle de Fransız sanatçı ve entelektüeller, birçok eserini meydana getirirken, bu içkiden faydalanmış. Yani kısacası, bu Absinthe'i içenlere bir şeyler olmuş, ilham gelmiş, yaratıcılıkları en üst seviyeye çıkmış ve başlamışlar üretmeye. Örneğin Ernest Hemingway, "Çanlar kimin için çalıyor?" isimli eserini yazarken, ne içiyormuş dersiniz? Tabii ki Absinthe.
Sadece Absinthe'i anlatmak üzere kitaplar bile yazılmış. Bettina J. Wittels ve Robert Hermesch'in yazdığı "Absinthe Sip of Seduction" bu kitaplardan birisi. Söz konusu kitapta, Absinthe'in nasıl üretildiğinden nasıl içilmesi gerektiğine, hangi ülkelerde yasak olduğundan sanat üzerindeki etkilerine kadar birçok konuda bilgi veriliyormuş.
Absinthe ile ilgili birçok ünlü grup ve sanatçı şarkılar üretmiş, birçok ressam tablolar yapmıştır. Örnek yine verelim. Picasso'nun çizdiği ve tek başına kederli bir halde Absinthe içen bir adamı tasvir ettiği, "The Absinthe Drinker" tablosu, en bilinen örneklerden birisi. Ayrıca Edouard Manet ve Edgar Degas'ın da yine aynı isimde tabloları varmış.
Türkiye'de henüz satışına tam olarak izin verilmemiş olan bu içki, birçok Avrupa ülkesinde de yasaklı. Bu içkinin etkisi çok fazla olduğundan ve az miktarda bile içenin varsanılar gördüğünden, bu yasaklar konuluyormuş. Durum öyle bir hal almış ki, 1900'lü yılların ortalarına doğru, Absinthe ile Mücadele dernekleri" bile kurulmuş desem inanın.
Anlayacağınız garip bir içki.
Vaoov iyimiş. Bi ara görmek lazım şu yeşil periyi