ben sana dedimmi vergi vermek istemiyorum.diye sana diyorum ki devlet vergi diye bizi soyuyoar yahu hangi ülkede %50 %80 oranında vergi alındığı görülmüştür.ben yurt dışınada çıktım inanki türkiyeyi katlar 4 e de böler burda.türkiyeyi sevmemek söz konusu değil ama bir ülke vatandaşını soyar mı bu kadar arkadaş.geçen sel oldu millet perişan oldu aç kaldı oralarda.yurt dışında böyle birşeyi asla ama asla yaşamazsınız.bunu kabul etmelisiniz yaşasın vatanımız milletimiz diye diye böyle uyutuldunuz uyanın artık ey ahali .birileri kendi cuntasını sürekli yönetiyor.

birşeylere yön verin bu sisteme karşı çıkın.
Bak müdür suçu devlete atıyorsun.
Suç tamamen vatandaşa ait. Bu ülkede vergi kaçıran herkes yüzünden sen %50 vergi vermek zorunda kalıyorsun.
Çünkü ortak katılımın mantığı şudur. Tüm maliyet tüm ödeyenlere paylaştırılır. Ama bu ülkede özellikle ciddi bir vergi kaçırma sorunu var. Herkes vergi kaçırıyor. Özellikle bir azınlığın %80 i vergisiz kazanç üzerinden geçiniyor.
O zaman bu ülkenin tüm maliyeti vergi ödeyenlere paylaştırılıyor vergi vermeyen ve kaçıranların eksik ödediği parayı sen fazla ödeyerek kapatmak zorundakalıyorsun.
Aynı şey elektrik parası için de geçerli. Bu ülkede toplam üretilen elektrik abone başına bölünür. Ama bu ülkede üretilen elektriğin ciddi bir bölümü kaçak kullanılır. Sen ben ve elektrik abonesi herkes bu kaçak kullanan şerefsizlerin parasını da öderiz.
Yani anlayacağın bu ülkenin vergi maliyetinin yüksek olmasının nedeni vatandaştır devlet değildir. 100 bin kişi para kazanırken yarısı vergi verirse kişi başına düşen vergi miktarı 2 kat artar.
Böyle devleti suçlayan ekonomiden siyasetten anlamayan yorumları hayretle izliyorum. Bu ülkede herkes devletin bir ucundan tırtıklamıştır.
Baban annen teyzen amcan senelerce 42-45 yaşında emekli olduğu için bugün 65 yaşına kadar çalışmak zorundasın. IMF yüzünden devlet yüzünden emperyalistler yüzünden değil. Senden öncekiler cehalet ile erken emekliliğin keyfini sürerken faturayı sana kestiler.
Bu ülkede kamu bankalarının 30 senelik görev zararları 300 milyar dolardan fazladır. Görev zararı ne demek biliyorsundur inşallah. Esnafa ucuz kredi verilir, çiftçiye ucuz kredi verilir, her seçim dönemi faizi affedilir ve bu parayı vergi veren herkes ortaklaşa öder. Fındık sübvanse edilir, bir çok şehre teşvik verilir, ihracata teşvik verilir. Kimin cebinden çıkar teşvikler sübvanseler? Senin benim cebimden.
Esnaf ucuz esnaf kredisi çeker oğluna ev alır işine para yatırmaz sonra ağlar süpermarketler çıktı diye. Çiftçi ucuz kredi alır tarlasına ziraate yatırmaz oğluna kamyon alır sonra ağlar bu sene kurak geçti diye... 1 kişi çalışır 1 sigorta primi ödenir, karısı çoluğu çocuğu bakılır, adam ölür, 3 kızı ve karısı hayatlaır boyunca o parayı sigortayı kullanmaya devam eder.
Yani anlayacağın ufak ya da büyük herkes bu ülkeyi tırtıklıyor. Herkes bu ülkenin kaynaklarını sömürüyor hem de hakkı olmayan kaynakları.
Milyar dolarlık vurgun yapanlara laf söyleyenlerin hepsi bu değirmenin suyu nereden geliyor demeden devletin malı deniz zihniyetindekilerdir. Banka hortumlayanların verdiği zarar 20-30 milyar dolar. Peki kalan küçük hortumcular ne olacak? Yazdım yukarıda 20 kişi devleti 20 milyar dolar tırtıklamış 20-30 milyon kişi hep beraber 300 milyar dolar tırtıklamış...
Öyle devlete laf atmakla olmuyor. Devlet bir kurumdur şahıs değil. Ve bizim için kutsaldır.
Bir de öyle avrupalılar ile Türkiye'yi kıyaslayanaların da ekonomi okuması lazım Avrupa'nın bugünkü zenginliğinin tümü hırsızlık üzerinedir. Avrupanın en gelişmiş en zengin ülkeleri aynı zamanda tarihin en büyük sömürgecileridir. Senelerce sömürge devletlerin kaynaklarını kendi ülkelerine akıtıp kalkınmalarını tamamlamışlardır.