Öncelik bu konuyu az önce okuduğum ve zamanında benimde mağdur olduğum
bu olaydan ötürü hazırladım. Umarım bir nebze yardımcı olabilirim sizlere.
Çalışma isteksizliği aşağıdaki nedenlerden dolayı biz webmaster larda sıkça rastlanmaktadır.
İç nedenler; 1- Hedef tespiti yapamamak;
Bilgisaayar hayatımızdaki yerini doğru tespit edemediğimiz zamanlarda işimizi kolaylaştıran bir araçtan ziyade işlerimizi geçiktiren bir araç olur. Bunun nedeni zamanımızın büyük çoğunluğunu onunla geçirmemizdendir.Çalışacağımız zamanla ile eğleneceğimiz zaman arasındaki sınırı kafamızda belirli sınırlar içerisine sokamayız. Onun başında yemek yeriz, onunla eğlenir, onunla çalışırız, onunla kendimizi geliştiririz. Hal böyleyken bilgisayar ve çalışacağımız konu hakkında hedef tespitini doğru yapamayız. Biz mi bilgisayarı yönetiriz yoksa bilgisayar mı bizi yönetir sorusuna cevap veremez hale geliriz.
Çözüm: Çalışmayı bir ihtiyaç olarak görmeliyiz, nasıl bir aile reisi ailesini geçindirmek için hamallık yapıyorsa bizde kendimizi gecindirmek, kendi ayaklarımızın üzerinde durmak, ihtiyaçlarımızı karşılamak ve ekonomik özgürlüğümüz için
çalışmak zorundayız. Nasıl ki bir hamal sabah 8 de işine gidip öğlen 12 de yemek molası verip akşam saat 6 da evine geliyorsa. Bizde hedefimizi belirleyip bilgisayarın başında çalışacağımız saatleri belirlememiz gerekmektedir. Kendinizi iyi hissedeceğiniz bir çalışma saati belirleyin ve bu maksimum 6 saati geçmesin. Örneğin ben geceleri çalışmayı seven birisiydim eskiden, bu depresyondan çıkış yolları ararken benim en verimli olduğum zamanın sabah 6-12 arası olduğunu keşfettim. Sabahlara kadar oturup hiçbir şey yapmadan photoshopta pinekleyeceğime akşamları belirli erken saatte yatıp sabah altıda pcnin başına oturdum. Gördüm ki hem yaptığım tasarımların, işlerin kalitesi arttı hemde işleri yatiştirme sürem azaldı. Normalde bir gecede hazırlaya bildiğim bir tasarımı sabah mesaisinde 2 saatte tamamlar oldum.
"Erken giden işine, ekmek değer dişine" 2- Plansız çalışmak;
Hedeflerimizi belirledikten sonraki en büyük handikapımız plansız çalışmaktır. İşleri hazırlamak için bir iş planımız, proses şemamız yoktur ama kafamızda hep bir kaç sıralama vardır ve ruh halimize göre bu sıralamayla işlerimizi planlamaya çalışırız. Özel hayatımızı hiç bir zaman çalışma planı yaparken hesaba katmayız. Tam bir müşterinin işine başlamayı planlarsınız yarın sabah. Ama evin faturalarını ödenmesi gerektiğini hesaba katmazsınız. "20dk yatırırım faturaları gelir başlarım" der iş planınızı kafanızda gerçekleştirirsiniz. Ama ertesi gün işler planladığınız gibi gitmez son anda bir aksilik olur ve 20dk işi 3 saatte nca tamamlarsınız ve kafanızdaki planınızın dışına çıkarsınız. Buda sizin iş yetiştirme sürenizin uzamasına, bu sebeble işin kalitesinin düşmesine neden olur.
Çözüm: Kendinize ilk olarak bir tane güncel ajanda satın alın ve onu eksiksizce tutmaya başlayın. Müşteri görüşmelerini, sözleşme tarihlerini, toplantı tarihleri sürekli buraya girerek güncelleyin. Özel hayatınızdaki olayları, gelişmeleri, görüşmeleride bu ajandada tutun. Çalışma saatleriinize göre notlarınızı ekleyinki planlı bir şekilde işlerinizi aksatmdan devam edin. Yaptığınız çalışmaların kafanızdaki iş sırasının bir kağıdın üzerine çizin. Çalışırken adımları o kağıttan takip edin. Numaralandırma ile her adımı belirleyin ve gerçekleştirdiğiniz her adım adımın sonuna check işareti atın.
örneğin benim iş planım
pazartesi günki iş planım:
1- xx sitesine makaleler eklenecek
2- yy müşterimin reismleri değişecek
3- adwords hesapları kontrole dilecek
4- kk müşteri aranacak, istedği bilgiler verilecek
5- sunucu bakımı yapılacak, db yedekleri alınacak
6- ss web tasarımı tamamlanıp demo gönderilecek
7- mesai bitimi
Ben her adım bitince sonuna bir artı işareti atarım. Bu hem daha kolay motive olmamı kolaylaştırır hemde işlerin gözümde büyümesini önler. Buna en güzel örnek eskiden flash sitelerde kullanılan preloading animasyonlardır. İnternet bağlantısının yavaş olduğu zamanlarda ziyaretciler beklemekten sıkılıp siteden çıkmasın diye çok yaratıcı preloading animasyonlar hazırlanırdı. Ziyaretciye bunu izleterek siteden çıkmasını engellemiş olurlardı o zamanın webmasterları.
3- Çalışılacak konu hakkında aşırı bilgi sahibi olduğunu sanmak;
Biz webmaterların çalışma saatlerimiz ve kendimizi geliştirmek için ayırdığımız zaman profesyonellik kazandıkça azalır. ve bir gün gelir her şeyi bildiğimizi zannetmeye başlarız. Bütün işler bizim için 2dk lık olur. Neki 2dk yarın yapar gönderirim. ya oda bişimi ben yarın 5dk yaparım face takılıyım pokere. Tasarımı kafamda tamam gibi yarın sabah Ps ile 5 dk çizer yollarım maça bakıyım. Bu ukalalık ve g*tü kalkmışlık hali bizim sonumuzu hazırlar. Çünkü profesyonelliğin durağan bir evresi yoktur. Bunu için işe ilk başladığınız zamnaları düşünün böylemi miydik takıldığımız yerleri çözebilmek için sabahlara kadar pc başında baykuşlar gibi tüneyip, gözlerimiz kıpkırmızı olur gece su içmeye kalkan annemiz gelirdi " sen daha yatmadın mı" kör olacan yeter yat artık diye.... Aşırı bilgili olduğunu sanmak işleri ertesi günlere ertelemeye başlatır insanı, iş disiplininden kopmalar başlar, işler yetişmeyince de müşterilerle aralar açılır bu gelirinizde azalmalara ve moralinizin bozulmasına neden olur.
Çözüm: Kendinize bir Verisyon belirleyin v.1 le başlayın ve öğrendiğiniz her yeni şeyi kendi tasarımlarınızda ve yazılımlarınızda güncellemeye çalışın. Öğrenmeye vakit ayırın en önemlisi her geçen gün bildiklerinizin diğer rakipleriniz tarafından da öğrenildiğini unutmayın. Ve müşterilerinizin rakiplerinizin ilgi alanına her an girebileceğini bir an olsun klınızdan çıkarmayın.
Örnek olarak; iframe virusu hepimizin malumu, bu ilk baş göstermeye başladığı sırada iyi müşterilerimin sitelerine bulaştı bu virusun çözüm yollarınnı öğrenip siteleri temizledim. Ben her şeyi bildiğimi zanneden kişi olarak gereken önlemleri tam almadan tatile çıktım 6 gün ve tatilimin 2. günü virusler yine dadandı ne oldu? Gittiğimde yanımda laptob almadım sadece Blackberry i vardı. internet cafe 4-5 km uzakta olduğu için her zaman gidilemiyordu.. ofistekilerde olaya tam hakim olmadıklarından ben işi savsakladım acıkcası... ve ben izmire döndüğümde örendim ki siteler viruslu açılmaz ken bir kendini bilmez karaktersiz firma müşterimi arayıp kendi yüksek güvenlikli usnucusundan yer satmış müşterime bu fırsatı bilerek. Siteleri, domainleri devretmek zorunda kaldım. Sonuc; çok bilmişliğim işi savsaklamam 1 yıllık host paramdan etti beni
4- Çalışılacak konunun çok olması;
Çalışırken, çalışma planları yaparken kendinize fazla yüklenmeyin, yapacağınız işi parçalara bölün, ajandanızdaki zamanınıza göre işi sınıflandırın ve zamn aralıklarına bölün. Bu sizin çalışırken sıkılmanızı önleyecektir. Düşünsenize 4-5 saat aynı tasarımla kafa patlatırsanız ne olur işten sıkılırsınız... Hele birde bu şekilde 2-3 yıldır çalışıyorsanız çalışma motivasyonunuz sıfırlanır.
5- Motivasyon ve odaklanma;
Çalışırken amacınızın ne olduğunu unutmayın, çalışmaya neden ihtiyac duyduğunuzu ve neden bu işi yapmak istediğinizi sürekli kendinize telkin edin. İnsanın başarmak için yenmesi gereken en büyük rakibin kendisi olduğunu hiç bir zaman unutmamalı ve kendi değerlerine her zaman sahip çıkmalı ve onlara olan inancını kaybetmemeli.
İnsan inandığı kadarını yaşar ve başarır....
bir hikaye ile makalemi tamamlayacağım;
Ali adında bir demiryolu işçisinin öyküsü bu. Ali güçlü, sağlıklı bir demiryolu işçisi. Arkadaşlarıyla ilişki si iyi ve işini iyi yapan güvenilir bir insan. Ne var ki , kötümser birisi, her şeyin kötüsünü düşünür ve başına hep kötü şeylerin geleceğine inandırır dı kendisini. Bir yaz günü tren işçileri, ustabaşının doğum günü nedeniyle bir saat önceden bırakırlar çalışmayı. Tamir için gelmiş olan bir soğutucu vagonunun içine girer Ali, yanlışlıkla içerden kapatır kapıyı, kendini soğutu cu vagona kilitler. Diğer işçiler Ali’in kendilerinden önce çıktığını düşünürler. Ali kapıyı tekmeler, bağırır, ama kimse duymaz, duyanlar da bu tür seslerin sürekli geldiği bir ortamda çalıştıkları için kulak asmazlar bu gürültülere….
Ali burada donarak öleceğinden korkmaya aşlar ve buna inandırır kendini. Eğer buradan çıkamazsam kaskatı donacağım diye düşünmeye başlar. İçeride yarı sı yırtılmış bir karton kutunun içine girer, titremeye başlar. Eline geçirdiği bir kağıda karısına ve ailesine son düşüncelerini içeren bir mektup yazar: Çok soğuk, bedenim hissizleşmeye başladı. Bir uyusam! Bunlar benim son sözlerim olabilir. Ertesi gün soğutucu vagonun kapısını açan işçiler, Ali’in donmuş bedenini bulurlar. Üzerinde yapılan otopsi , onun donarak öldüğünü göstermektedir. Fakat bu olayı olağanüstü yapan,soğutucu vagonun soğutma motorunun bozuk ve çalışmıyor olmasıdır. vagonun içindeki ısı 18 derecedir ve vagonda bol hava vardır. Ali kendini orada donarak öleceğine öylesine inandırmıştır ki bu inancı kendini gerçekleştiren bir kehanet olmuştur.
Motivasyon ve inanmak her şeyin başlangıcı olduğunu unutmadan, planlı programlı bir şekilde işinizi meslek olarak kabullenip yapın. Yada kabullenebileceğiniz başka bir mesleğe gecin. Çünkü bilgisayar başında zaman o kadar cabuk geciyor ki, bir bakıyorsunuz okul bitmiş bir bakıyorsunuz yaş 26-27 olmuş... Elinizde elle tutulur hiç bir şey yok... Kendinizi geliştirmemişsiniz, iş disiplininiz yok, müşterielriniz desen plansız çalışmanızdan hoşnut değil... Sonunuz hüsran olmasın
saygılarımla;
Alıntı
Not: makale tamamiyle benim tarafımdan yazılmıştır. Kaynak gösterilerek sitelerinizde yayımlaya bilirisniz. hikaye anonim bir hikayedir.
Konuyu baltalayıcı yorumlardan kacınalım ve emeğe saygı gösterelim.
Yaz geldi arkadaşlar rehavete kapılıp savsaklamayı önlemek için, daha planlı ve programlı çalışalım