İhracatçıların şikayetlerine karşın cari açık da daraldı ciddi biçimde. Geliri olmayan insanlar artık mal ve hizmet ithalini ciddi biçimde azalttı. Bu ise döviz talebini azaltıyor malûm. Talebi azalan her şey gibi dövizin fiyatı da düşüyordu.

Sorun şu ki geçen sene daha yüksek cari açık miktarları olsa dahi daha kolay finanse edilebiliyordu. Bugün krizle birlikte cari açığın finansman imkânı da kısıtlı hale geldi şüphesiz. Açığın -ciddi- bir kısmını, ne olduğu belirsiz kaynaklar, yani "net hata noksan" kapatıyor. Bu da insanların aklında "ya olmasa" şeklindeki fikirlerle tezahür eden endişelere neden oluyor. Ufukta IMF anlaşmasının da görülmüyor oluşu, "döviz darboğazı" endişelerini körükleyebiliyor. "Net hata noksan" kalemindeki döviz girişlerinin kaynağının "bir miktar sağlam" olduğu gündeme gelirse durum tersine dönebilir diye düşünüyorum.