uzun bişe ama okursanız sevinirim
benim kalemimden
Bir Sabah Klavyemden Dökülenler...
Bir Sabah.
Henüz güneşin ışığını yeni gösterdiği dakikalarda gelmiştin aklıma
Hani sabah yatakta yatarken ılık bir rüzgar gelir ya o sıcak yaz günlerinde
Hafif terlemişsindir hani uyandığında
Gözünü açarsın ılık rüzgara karşı uyurken
Etrafa bakarsın şöyle... Kalkarsın yataktan
Aklına ilk gelen nedir bilemem ama benim aklıma ilk gelen sensin hep
Nasıl uyuduysam gece , sabah kalktığımda sensin aklımda...
Başka bir dünyadadır aşkı yaşayan aslında
Hiç varolmayan bir dünyadadır herzaman için
Niye yaşar orda , niye bekler sonsuza kadar kendi de bilmez
Ama aşıktır ... Ölümüne seviyodur seni
İnsan unutmak için çok çaba sarfeder ve ister unutmayı
Ama istemek kadar kolay değildir unutmak
Hele birde gerçekten sevmişse , Hele birde gerçekten ölümü almışsa göze..
Sevmek gecenin zifiri karanlığında yolunu aramak gibidir
Aşk ise o karanlıkta buldugun bir kibrite benzer
Yakarsın o kibriti o karanlıkta , Görürsün önünü o karanlıkta
Artık aydınlanmıştır herşey... Ama o yoktur bu aydınlıkta
Karanlıkta kalmayı tercih etmiştir o.
Aydınlıkları eliyle geri itmiştir ... Senın yaşam kaynağın o aydınlıklardır ama
Onun için sende geri dönersin karanlıklara ... Yaşama kaynağını yitirmek pahasına...
Bu yazıyı yazan kişi amaçsız oldugunu bilir yazıyı yazarken..
Hanginiz sonuna kadar okuyacaksınız emin değilim zaten...
Bir sabah kalktım ve içimden gelenleri yazasım geldi....
Aklıma gelen ilk şeyler boyle saçma işte