@Solano, hem özel üniversitede ve hem de devlet üniversitesinde okumuş biriyim.
burslu olmak; bilkent, koç, sabancı ve başkent tıp'ta okumuşsanız söker. bunların dışında, işveren babasını bile tanımaz. itü, istanbul, marmara, vs varken, parasını özel okuldan mezuna emanet etmez. etmeli mi? ben olsam okul farkı değil, insan farkı gözetirim. ama ticaret farklıdır.
konu tiki mevzusu değil. konu arkadaş edinme mevzusudur. burslu okuyup okumamanın bir önemi yoktur. özel üni öğrencilerinin çoğunluğu, lisede de arkadaştır. siz dışarıdan gelen olursunuz. adam okula gelir, gider. bursluya değil, burssuza da selam vermez(burslu da selam vermez). çünkü herkesin çevresi kemikleşmiştir. devlet okulunda böyle değildir. herkes bir yerlerden gelmiştir ve zamanı paylaşmak zorundadır.
devlet üniversitesinde okuyorsanız, en kötü ihtimalle ayda 380 lira devletten para alırsınız. harç dediğiniz, ikinci öğrenim değilse çok da yüksek değildir. en fakir aile bile 200 lirayı altı ayda verebilir herhalde. şirketlerden alınan burslar, vs derken, bursludan daha çok burs alırsınız.
ben bilgide okurken 60 lira burs alıyordum. istanbul ünide okuyan arkadaşım 300 lira burs topluyordu oradan buradan. o okul kantininde 250 bin liraya yemek yerken(eski para), bizim okulun kantininde yemek 4 milyon liraydı.
yurt parası diye bir şey yoktur. devlet yurtları, cüzzi bir para alırlar. aldıkları parayı da yemek fişi olarak öğrenciye geri verirler.
"notumu düşürmeden sınıf geçerim" geyiği üniversitede sökmez. 18 yaşında çocuğun bin türlü derdi vardır. üniversitede okumak, liseye benzemez.
sonuçta her şey paraya bakar. özel okullar(bilkent, koç, sabancı hariç), zenginler içindir. üniversite kültürünü almak isteyen itü'ye, istanbul'a gitmelidir. iki arkadaşıyla oturup dünyayı kurtarma geyiği yapmadan, bir gösteriye katılmadan üni okuyana, üni okudu denilmez.