+ ÇOK YAKIŞIYORDU ONLARA +

ışık onlara çok yakışıyordu
hele ışık saçan nehirler
onların adına en yakışandı

idam günü ceplerine şafağın şiirini doldurdular
kazısam taşı altından gülüşleri çıkardı
çünkü hep onlar gülerek gittiler
yengi mi sonuna kadar
fıstıkta fındıkta hep onlar vardı
köprüde onlar vardı
en önlerindeydi mavinin siyahı taşlayan
denizi kirleten 6. Filo’nun ve karanlığın
matematiğiydi hayatın
başkasının emeğinden türevlenenlere
düşmandı onlar

mavi onlara çok yakışıyordu
insan etinin gölgesinde avuçlarını ısıtanlara karşı
denizdi adları yusufçuk kuşu ve inanmış Hüseyin’di
rüzgar atları fırtına yel boran
her mayıs ayına geldiğinde gül kokardı
fırçamın hafiflediği tablomda
adları su okyanus

kırmızı onlara çok yakışıyordu
ezberlenmedik her yeni bakışta yenice yarattık onları
o büyük ağacın üç yaprağıydı
biz de ceplerimize şiir dolduralım
yürekleri tanımsız yakındı bizlere
hayatın fiziğine kollarını sıvayanlar

silah onlara çok yakışıyordu
yiğitlik onlara çok
yiğitçe tutulan silah
onlara en çok yakışandı

uzun ince yollar onlara alışıktı
ölümse tam yaşamaklarıydı
ön deyişin de son deyişin de hep güzeldi
gözüpek bir ıslıktı sağır kayalıklarda
şimdi biz o ıslığını teslim aldık

ne zaman bellğimden geçiverseniz
gazetelerde ve başucumdaki resminiz
sürerdim kendimi kavgalara
yagmur kıpkırmızı yağardı
ve şiir olurdu zamanlar
eylem tümcelerinde seni buldugumda
sakallarımı koparırdım
ve bir nehire yolardım saçlarımı

----------------------------------------

Sair--lise edebiyat öğretmenim Uygur Orhan..