Bir son bıraktın bana
sonunda adın yada kırık bir saç telin olmayan
bir sen bırakmadın bana
doyasıya sevecegim kadar
biliyorum sonu yok bu aşkın
nasıl geçtigini fark etmedigim ömrüm
güzlere döndü gülüm
sensiz geçen günlerin gecesinde
kaç kere
yemin ettim,sensizliğe
bana kalan çift iki göz,ağlamak için
bana kalan tek bir dudak,adını sayıklamak için
bugun sigaramı içiyorum,senden ayrılalı uzun zaman oldu
seni ne zaman düşünsem,ne zaman sol yanıma baksam
seni ve senle geçen günleri anımsarım
üzme beni,terk etme bu genci
ağlıyarak ne seni getirebilirim,ne senden kalan bir kaç hatırayı
bana tek bir şey yapmak kaldı
oda seni unutmayı
bilmiyorum başararırmıyım,artık bana sen bana lazım mısın bilemiyorum
senden kalan kırıkları onaracak birileri vardır
memleketimin en güzide yerlerinde
her akşam yanan bir evin lambası belki bir gün benim içinde yanacak
sen başka ellerde,bensiz geçen günlerinde
pişman olacaksın
belki de...
Bir Fransız atasözü derki"Biri sizi aldattıysa bu ilk başta onun suçudur.Aynı kişi sizi ikinci defa aldattıysa bu sizin suçunuzdur"
ve Çehov derki"Sevmeden evlenmek inanmadan ibaret etmek gibi alçakça bir iştir.