Ben size Aras Kargo ile ilgili bir anımı anlatayım.

Ses kartım bozulmuştu. İstanbul'a yetkili servise göndermem gerekiyordu. Araştırdım, eve en yakın nerede kargo var diye. Aras Kargo çıktı. Neyse, aldım kartı gittim. Orada çalışan "bayan" edepsizin tekiydi. Azarlar gibi konuşmalar, insanı acele ettirmesi, fısıldar gibi konuşup biz onu duymayınca "duymuyor musunuz beyefendi" diyerek kabalaşan biri.

Sonuçta, ben ilk defa kargo gönderen biri olabilirim. Bu işi 40 yıldır yapıyor olmam ve bu işin her ayrıntısını bilmem gerekmiyor sanırım. O yüzden, oturup bana her şeyi adam gibi anlatması lazım. Ayrıca, internet sitelerinde sigortalı taşıma seçeneği olmasına rağmen, bana "ürüne bir zarar gelirse sorumluluk gönderene aittir" diye kağıt imzalattı. Bu kadar müşteriyi zan altında bırakacak bir prensibe nasıl sahipler anlamıyorum.

Sonuçta, madem sigortalı taşıma seçeneği sunuyorsunuz, neden bu kadın bana "sigortalı taşıtmak istiyorum" dediğimde, "hayır sigortalı taşımıyoruz. kağıt imzalatıyoruz ve sorumluluk size geçiyor" gibi eblek bir cevap veriyor.

Neyse, ses kartının yetkili servisi de Aras Kargo ile çalışıyormuş. Yine aynı kargoyla geldi eve kart. Ürün elektronik olduğu için, kargoyu getiren elemana "biraz bekler misiniz, çalışıp çalışmadığını kontrol etmem lazım" dedim. Çünkü bu herifin getirdiği kağıdı imzaladığım anda, alet bozuk bile olsa sorumluluk yine bana geçiyor. Herif başladı isyan etmeye. "Ben kartonun içinde ne var bilmiyorum bile!" diyor. Yahu, ne alaka? Belki kamyonda düştü bu alet? Örselendi?

Neyse, yine "lanet olsun size" diyerek imzayı atıp aldım ses kartını. Büyük konuşmak istemiyorum ama, bir daha Aras Kargo kullanmayacağım.

Önem taşırmış, külahıma anlatsınlar.