Bir gün forumdan Vega ile balığa gittik. Oltamızı atıyorduk ama fazla balık gelmiyordu. O dönemde balığa gitme nedenim aslında balık tutmak değil kafa dağıtmaktı. Bu nedenle balık gelip gelmediğini bile farketmiyordum açıkcası.
( İntiharı düşündüğüm dönemlerde en yakın arkadaşımın intihar haberiyle yıkılmış; cenazede kendi ailem ve arkadaşımın ailelerini görüp bir daha aynı gücü kendimde bulamamıştım. Hayatı bırakamıyorsam yaptıklarımı bırakmam gerektiğini düşünüp çocukluğumda olduğu gibi yine keyif aldığım iş olan balık tutmaya başladım. )
Vega ile balıktayken yan taraftan bir abi geldi. Dedi, seni hep burda görüyorum ama ben hep dolu dolu çekerken senin az veya boş çekmene içim elvermedi. Buraya insanlar balık tutmaya gelirler. 1-2 kere gelir, çekemezse gider ama sen öyle değilsin. Genelde görüyorum seni atıyorsun oltanı çekemiyorsun, biz dolu dolu çekerken nasıl olduğunu dahi sormayıp yine atıyorsun, etrafına bile bakmıyorsun. Senin soracağın yok, iyisi ben sana bu işi öğreteyim. Sende kurtul bende dedi ve o gün bana o bölgede balık tutmanın inceliklerini anlattı. Takım hazırlarken nelere dikkat etmem gerektiğini ve tutarken nasıl ayar çekeceğimi gösterdi. O gün orda ilk defa o kadar çok balık tutmuştum. O günden sonra hep dayılarla beraber balık tuttuk. 10 kişi kadardık. Yıllardır burdayız hiç kimseye kanımız kaynamadı ve hiç birşey öğretmedik. İlk oluyorsun. Neden oldu bizde anlamadık dediler. Baya samimi olduk. Arada geçerken bakarım ordalarmı diye. Ordalarsa iki bira alırım. Giderim yanlarına sigaramı yakarım muhabbetimi yapar evime dönerim.
Forumdan kiminle gitmişsem hiç biri çay içmiyor. Çay + sigara keyfini yaparken yanlız olmak rakı masasında tek başına içmek gibidir. Dayılar varda biraz düzeltiyoruz durumu.