Bizim köyden kayısı kurusu ve kuru dut gelirdi Erzurum'dan istanbula gelen köylülerimiz sayesinde.
Annemde "Blaupunkt tv" siyah beyaz televizyonun evlere ilk geldiği zamanlar neyse.
Bu tv sehpasının altında iki kapılı bir göz vardı hep oraya saklarda poşet içerisinde hazineleri.
İyi güzelde mübarek annem poşete öyle bir düğüm atardıki açabilene aşk olsun. Bende poşetin altına parmağımla bir delik delerdim ve teker teker kayısı kurularını aşırıp yerdim tabi poşetin altındaki küçük delik kocaman olurdu artık içine bileğim bile girerdi.
Annem pilavlık kompostu "hoşaf" için ayırdığı kayısıları yediğimi anlayınca beni oflağa ile kovalardı bende evden kaçıp akşama babamın eve gelmesini beklerdim.
Ama o günlerden kalan bende bir alışkanlık var halen daha düğümlü poşetleri açamıyorum üşeniyorum. şimdi ise iki elimle poşeti yırtıp öyle alıyorum içindekileri.
Hadi çekinmeyin herkesin bir "hırsızlık" demiyelim şuna AŞIRMA anıları vardır. Sizde paylaşın eğlenceli olsun forum.