yedeksubay adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Okul da sınıfa girdiğiniz de kara tahtanın üzerinde ki ATATÜRK'e siz utanmadan nasıl bakıyorsunuz.
Bu ülke binlerce zorlukla kurulduğunu unuttunuz galiba. Bizi eğitimin muasır medeniyetler seviyesine çıkaracağına da.
Eğer atam görseydi halinizi utancında ölürde be utancından. Bunlar içinmi devleti kurtardım derdi.
Anneniz babanız okuyun derslerden geri kalmayın diye size haçlık versin gidin sigara parasıı yapın.
UTANIN BE!
Bir bakıma güzel yazmışsın ; fakat , öğrencilerden önce, eğitimi bozup bu hallere getirenler utanmalı. Sistemi bu kadar kötü ve ezberciliğe dayalı şekle getirip, amacın sadece sınıf geçmek olmasına olanak sağlayanlar utanmalı. Meslek lisesinde okuyan bir öğrenci, şayet ben ; bölüm derslerim dışındakileri bilmediğimden değil, gerek duymadığımdan yapmazdım, umursamazdımda diğer dersleri. Lise zamanımda akolde kullanıyordum sigarada. Hatta alkolü daha öncedende kullanıyordum. Fakat; hiç bir zaman buna pişman olmadım. İyi birşey mi? Değil. Sigara iyi birşey olmadığı için kötü. Alkol için kötü demiyorum. Bir insan, niye okuduğunu unutmadığı sürece; neden orda olduğunu unutmadığı sürece ; ailesine normal şartlar dışında yük olmadığı sürece ; derslerinde herhangi bir sorun olmadığı sürece görevini yapıyor demektir. En azından sistem böyle. Herkes bi bellemiş ailesinden aldığı harçlıkla sigara alıyor ayıp diye. Evden sigara parası istediğimi hiç hatırlamıyorum. Boğazından kesiyorsun, bi yerlerden kesiyorsun, iddasına giriyosun bir şekilde alıyorsun.

Keşke sistem düzün olsaydıda geçme notu o kadar düşük olmasaydı, keşke derslere giren öğretmenler derse hazırlanıp gelseydide bende sizle beraber öğreneceğim diyip yıllarımızı yemeselerdi. Keşke her sene mutlaka en az bir dersin öğretmeni dersi hiç anlatamayıp sınavlarda kazık kazık sorular sormasaydı ve bu öğretmen keşke en az iki derse gelmiyor olsaydı. Bir öğenci, öğretmene sinir olduğunda çalışmaz. Şunun bilinmesini isterimki ; dersi bulmaca çözer gibi anlatan, elindeki kitabın birebir aynısını yazdırmayıp kendi bilgisini anlatan öğretmenin dersine sınıfın %90'ı çalışır ve dinler. Sonuçta öğretmenin emek verdiğini bilir ve dersin huzurunu dahi bozmaz. Lisede matematik , fizik , geometri derslerim karneme hiç 2 gelmedi. Hep sıfır ve birdi. Üniversite sınavında yanlış hatırlamıyorsam yaklaşık olarak 29'da 26 matematik , 16'da 11 geometri , 19'da 17 fizik neti yaptım. Soru sayısı 1-2 az veya çok olabilir. Diğer dersler hep boştu.

Şu anda Boğaziçi veya Marmara'ya bakıldığında eğerki ilk mesajda bulunan şeyleri yapmıyorlarsa derslerin ağır olmasından dolayıdır. Keşke liselerde de böyle olsaydı.

2 yıllıklar ise tam bir antika. Niye orda olduğunu bilmeyen bir dünya boş adam ve başlarında duran çobanlar. Bir senede ya bir öğretmen çıkar ders anlatan, ya da o da çıkmaz. Şayet benim 2 yılda sadece bir tane öğretmenim ders anlattı. Çok genç bir öğretmendi. Bizden 3 yaş büyüktü. Derste devam zorunluluğu yoktu. 4 saat üst üste dersi vardı ve 2'li blog ders yapardı. Sınıf full çekerdi. Diğer derslere gelmeyen arkadaşlar bile gelirlerdi.