Gehinnom adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Başka yolu şu ;
P.rno/***** içerikli siteniz olur. Sağda birinin sana webcam açtığını gösteren, yada tıkla 500 kontör kazan diye çığıran bir iki reklam koyarsın (CPA) .. Bunlar sarmadıysa CPC döner Adsense koyarsın. "Bir gecelik yatak arkadaşı mı arıyorsun" yada "Bedava 100 kontör kazandınız" diye reklamlar çıkar. 100 tane tıklarlar 1$ kazanmassın... Ki zaten bu reklamların hiç biride artık YEMİYOR milleti..
Türkçe içerikli site açarsan benim 8 tıkta kazandığımı sen 150-200 tıkta kazanırsın.
Yukarıdakileri Türkçe içerikle gerçekleştirmen bile baya zor Uğraşıp yaparsın, ama değmez.. O uğraşı yabancı içeriğe yöneltin. Yabancı SEO/Webmaster forumlarında Adsense hariç/dahil servisler vasıtasıyla günlük 50 60$ ın altında kazanan YOK. (olsa bu işi bırakırlar çünkü..)
Türkiye'de reklam alan-reklam veren anlayışı çok kısır, doğal bir süreç yok yani. Türkiye kökenli bir şirketin Google veya diğer ads şirketlerine verdiği reklamların tıklama oranlarına bakarsanız eğer, Türkiye'de net reklamcılığının neden bu kadar kötü olduğunu anlayabiliriz. Özellikle ABD kökenli şirketler bu işe para ayırıyorlar.

Ayrıca, SEO ile ilgili çalışmalar yapan yabancı internet sitelerinde bu işe ciddiyetle yaklaşanlar çok. Bireysel çalışmalar var olduğu gibi, tamamiyle kolektif şirket anlayışına dayalı 'şirketleşmeler'de var. Son dönemlerde Türkiye'de de bu gelişiyor, fakat yeterli değil. Bir kişinin 1 ayda kazandığı parayı, 10 kişi 1 günde kazanabiliyor.Network Marketing özelliği... Ne kadar çok grup o kadar çok kazanç.

Yabancı reklam alanlar ciddi şekilde profesyonelleşiyor. Özellikle, SEO çalışması yapan insanlar kendilerine olan güvenlerini daha çok açığa vuruyor. Bu sayede çok fazla kazanıyorlar. Dünya'da krizin gerçekten 'teğet' geçtiği alan olan internet, kapitalizmi ve onun temellerini ayakta tutuyor. Birileri "çok çok" kazanırken, birisi "çok" kazanır. Türkiye gibi ülkelerdeki reklam alanlarda sadece "kazanır".

Bu yüzden, ingilizce siteler açılması mantıklı, tabi ki özgün olmak şartıyla