erol konuya davet etmiş beni, bu hikayemi sadece taksim buluşmalarında anlatırım ama madem konu açıldı hazır, burda da anlatayım

Sigara içenler, sigarasını yaksın, arka plana hafif bir müzik açın, hikayemi okumaya başlayın, inanın pişman olmayacaksınız )

Henüz orta 2 yıllarım, her ortaokul çocuğu gibi counter strike hastasıyım, hergün mahallede ki çocuklarla buluşup mahallede ki internet kafede "ödetmesine" counter atarız, peder birgün işten erken çıkmış gelmiş, ve ne alakaysa beni bulamadığı için internet kafeye gelmiş direk, geldi yanıma oğlum bak bir daha seni böyle mekanlarda görmeyim diye uyardı, tamam baba dedim oyundan çıktım eve götürdü beni.

ertesi gün yine aynı internet kafede yine aynı masada deliler gibi counter oynarken babam yine işten erken çıkıp bastı internet kafeyi, bu sefer biraz ağır konuştu, oğlum bak seni bir daha yakalarsam ağzını burnunu kırarım herkesin içinde diye beni tehdit etti, hakkatten bütün arkadaşların içinde bu lafı duyunca rencide olmuştum o çocuk beynimle tamam baba demek düştü bana yine, aldı beni eve götürdü.

Artık bizim mahallede ki internet kafede takılamıyordum bu yüzden öteki mahallede ki babamın kapsama alanı dışında kalan internet kafeye takılıyorduk mahallede ki arkadaşlarla. Birkaç hafta babam mevzuyu çözemedi, dışarda parkta oynadığımı falan zannediyordu, velhasılkelam günlerden bir gün babam balkonda şort atlet oturmuş karpuz yiyor, bizim alt komşunun oğlu babama aşağıdan "Mustafa amcaaaa oğlun nerde biliyon muuuu" diye bağırmış, peder de "Nerde kereta kaç saattir gözükmüyor?" diye cevap vermiş, bizim velet ise "Yukarı da ki internet kafede oyun oynuyorlar kaç haftadır" diye gülerek cevap vermiş.

Bu cevabı duyan peder kriz geçirip, şort atlet koşarak internet kafeye geliyor, oyunun son round'ları artık, bitmek üzere oyun, herkes birbirine deli gibi bağırıyor, "Adam nerdeee", "Nerde öldüüün", ben de takım kaptanı olduğum için herkese bağırıyorum tabi, "Köprü altında köprü altındaaaa kooooşşşşş " peder içeri giriyor, yanımda da okuldan arkadaşım oturuyordu beni izliyordu, peder geldi omzuma dokundu, ben de yanda ki arkadaş yapıyor zannettim, "*** dursana iki dakka olm" diye cevap verdim, tekrar dokundu, "*** olm dursana oyun bitmek üzere", tekrar dokundu ve ben cinnet geçirdim arkamı dönüp kolumu kaldırarak, "*** a.....k..... iki dakka uslu dursana" cevabını verecektim ki pederi karşımda görünce k.... kısmında dilim tutuldu devam ettiremedim cümlemi

Düşünsenize karşınızda göbekli babanız, gözlerinden kan fışkırıyor sinirden, ve bana şu cevabı verdi "Ben sana bir daha gelmeyeceksin demedim mi *** eşşeglueşegin çocugu ?". Benim ellerim kollarım dilim dahil olmak üzere tüm organlarım "bazal metabolizmaya" geçmişti adeta, "Ama baba" diyebildim sadece, bana bir tokat attı, böyle nasıl anlatsam Osmanlı tokatlarını bilirsiniz, elinin tersiyle bi geçirdi suratıma, oturdugum sandalye "Yan tarafa doğru bir uçuş hareketi sergiledi". Ben yerde yatıyorum diyecek hiç bir laf bulamıyorum, çocugum, 13 yaşındayım, korkudan altıma etmek üzereyim. "Çık *** dışarı" dedi peder, ağlaya ağlaya çıktım internet kafeden dışarı. O da ne, Aman Allahım, beni ispiyonlayan alt komşunun oğlu bütün mahallenin çocuklarını toplamış dışarda benim çıkmamı bekliyor. Hani babam beni dövecek komik olacak onlar da gülecek ya, herkesi toplamış ip** , babam bana tekme atıyor tokatlıyor, ben kaçıyorum, arkadaşlar yakalayıp babama geri getiriyor hayatımda hiç bu kadar dost kazığı yememiştim. Eve varana kadar dayak yedim tüm mahalle balkonda beni izliyor tabi. çok rencide olmuştum

Neyse dayak yiye yiye evin oraya gelmiştim en sonunda, 4. katta oturuyoruz, baktım annem balkonda duruyor. Annemi o güne kadar iyi birisi olarak tanıyordum sağ elimi havaya kaldırarak " Anneee annneeee" diye salya sümük annemden medet bekliyordum, aldığım cevap ne olsa beğenirsiniz... "Mustafaaaaa, Mustafaaaaa, Bir tane daha vur Mustafaaaaaaa", adeta dünyam başıma yıkıldı, o benim annemdi beni herzaman korur savunurdu, bu düşünceler zihnimden geçerken kafama yukardan 60 km/s hızıyla gelen bir terlik yemem bir oldu.

Artık tutacak hiç bir dalım kalmamıştı daha çocugum gidecek bir yerimde yok, ordan kaçsam gece ... .... eve gelecektim seçim yapmam gerekiyordu, kaçayım mı, eve mi gireyim, arkamı döndüm peder geliyor, ve hakkımı eve girme seçeneginden yana kullandım, eve girdim koşa koşa, annemden sıyrıldım odama geçtim kapımı kitledim. 3 dakika sonra babam girdi eve, "Nerde o sıpaaa" diye bir cümle duymamla babamın heybetli vücudu camın arkasında belirmesi bir oldu. Kapının kolunu zorladı, kitli oldugunu anlayınca, aç *** şu kapıyı diye bağırdı. Ben yatagımın köşesine geçip olacakları tahmin etmeye çalışıyordum. 3 kere aç şu kapıyı diye bağırdı ve ben de açmadım ve inanmayacaksınız elinde ki terlikle cama bi vurdu, cam kırıldı, o anı hayatımda unutmam, sanki hayat durmuştu benim için, cam parçaları ufak ufak kareler halinde yere düşüyordu, babam kilidi açıyordu, ve üstüme dogru gelmeye başlamıştı. Benim suratımda ise salak bir gülümseme vardı olayların şokundan dolayı. Bildiğim bütün duaları okuyordum, bunlar ailecek cinnet geçirdi beni katledecekler, çocuk katili olacaklar diye düşünmeye başlamıştım.

En son ihlas süresini okurken hatırlıyorum kendimi, uyandıgımda dudagım patlamıştı, evet çok feci dayak yemiştim babamdan, çocuktum yapacak bişey yok.

Ama beni en çok etkileyen olay annem olmuştu, annemi bir melek bilirdim sırtımdan bıçakladı beni.. Psikolojim bozulmuştu, geceleri kabus görüyordum. Bir gece rüyamda yerde kanlar içinde yatıyorum, babam beni pompalıyla vurmuş, artık can çekişiyorum yani, annemi yanıma doğru gelirken gördüm, elimi son kez kaldırarak "Annee kurtar beni" diyorum, annem ise babama dönüp : " Ölmedi mi halaa? , bir tane daha sık mustafa" diyordu . düşünün artık bulanıma girmiştim..


Aslında tüm bunların nedenini biliyordum : "Televizyon"... Atıyorum, haberlerde bir haber geçiyor şöyle : Kulaklığıyla yüksek seste müzik dinleyen genç, gelen trenin sesini duymadı, trenin altında feci şekilde can verdi.. O günden sonra benim için kulaklık artık bir "Hayal"di sadece, anında yasaklanmıştı.

İnternet kafenin yasak olmasının nedeni ise, bi adam mirc de birisiyle chatleşirken ana baba küfür etmiş, küfür ettiği kişi arka masada oturuyormuş, arkada ki eleman bunu farkedince kalkıp adamı bıçaklayıp öldürmüş, evet internet kafe yasağının nedeni bu maalesef..



Evet aradan yıllar geçmiş ben üniversiteyi kazanmıştım, o günkü olaylardan sonra internet kafeye adımımı dahi atmamıştım. İçimde patlamaya hazır bir bomba vardı, counter oynamayı o kadar çok istiyordum ki, üniversiteyi kazanmayı bunun için istiyordum diyebilirim o derece yani.

Üniversitede ilk sene okulun yurduna yerleşmiştim, her odada sınırsız internet vardı, ve her oda birbirine baglıydı. internet kafelerde ki "Local Area Network" sistemi vardı yani yurttaki herkes aynı ağdaydı. Hergün deliler gibi counter oynuyorduk, oyuna bi giriyordum 20 25 kişi, deli oluyordum sevincimden. Sabah 9 da ders başlıyor ben sabah 6 ya kadar counter atıyorum, 3 saat yatıp derse gidiyorum. Evet resmen "Psikopata bağlamıştım" kendimi.. Neden bağlamayım ki, beni sınırlandıracak hiçbirşey yok ortada, ne baba ne ana artık özgürdüm..

Günlerden bir gün, internetin i'sinden anlamayan "babam", eve internet bağlatmış ve saçma sapan bi msn adresi alıp, benim msn mi eklemişti. (Msn adresimi kim ispiyonladı hala bilmiyorum, ama ablamdan şüpheleniyorum hala ) Kişi listem çok kalabalık olduğu için beni ekleyenlere "neden ekledin, kimsin" tarzında sorular sormam, kendi yazana kadar, ki öyle yapmıştım babama karşı.

Aradan 3 gün geçmişti, bütün gün sabahlara kadar ben counter oynarken o da online idi, ve ben hala kimsin diye yazmamıştım. Bir sabah counterı kapatıp masaüstüne döndüğümde, altta ışığı yanıp sönen bi msn penceresi gördüm, evet bu beni ekleyen kişiydi, ve bana " 3 gündür seni takip ediyorum ne yapıyorsun laan internette bu kadar saat sıpa?" diye soru sormuştu. Bende o kadar saat counter oynadıktan sonra kafam 1 milyondu, ve cevap verdim " Sen kimsin ulân ?", gelen cevap beni adeta sinir küpüne bindirdi, "Baban", birisi benle kafa buluyor zannetmiştim, ve bana "Babanım" diyordu, acaip küplere bindim ve o hışımla , "Senin babanı, babanın babasını, babanın babasının babasını, tüm sülalende ki babaları ****" diye cevap vermiştim, gelen cevap ise burada kopacağınıza eminim, şuydu : . (vay be pedere bak, internet baglatıp msn açmakla kalmamış, smiley kullanmayı bile ögrenmiş ) . Hemen beni ara eşşeoglhueşegin çocugu dedi. İçime bi şüphe düştü arasam mı aramasam mı, sabahın köründeyiz, ya biri kafa buluyorsa, adamı neden sabah sabah uyandırayım, bu düşünceler içindeyken gizli numarayla aramak geldi aklıma, hemen aradım babamı gizli numaradan. Dıııt sesini duymadan babam açmıştı telefonu, artık emindim o kişinin babam oldugundan hayatımda hiç bu kadar küfür yememiştim yahu

Ertesi gün hemen babamı engelledim msn den, cs oynamaya devam ettim eskisi gibi, arada bir engeli kaldırıp

"Babacığım nasılsın?" ,
"İyiyim oğlum sen nasılsın, nerdesin hiç gözükmüyorsun msn de" ,
"Artık oyun oynamıyorum babacığım, derslerime gidiyorum" ,
"Aferin oğlum benim, işte böyle ol gözümü ye",
" Sağol babam benim, neyse benim çıkmam gerek ders çalışacam, hadi görüşürüz anneme selam söyle",
"Tamam oğlum iyi dersler, öpüyorum seni."

gibi muhabbetler geçiyordu .. Bir müddet sonra msn adresimi değiştirince tamamen bağlarım kopmuştu babamdan.


Biraz uzun oldu ama, anlatayım dedim, okurken pek keyifli olmayabilir, bunu yüzyüze anlattığım insanların gülme krizine girdigini çok kez gördüm ...

Alıntı, Çalıntı Değildir, bizzat başımdan geçmiş bir olaydır, herkese iyi geceler...